"Büyük Türkiye"
Zamanın gerçeği ve gereği bu...
Büyük bilinenler ne kadar küçük(!) olduklarını insanlığa yaşattıkları vahşetle gösterdiler. Gazze'de, Lübnan'da, İran'da yaptıkları katliamı bir kahramanlık edasıyla anlatmaları alçaklıkta son nokta...
Ölçü kaçtı, yaklaşık 6 milyon nüfuslu Lübnan'da 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırıları ile 1 milyon 162 bin kişi evlerini terk etmiş, 2.089 kişi hayatını kaybetmiş, 6.762 kişi yaralanmış. Bu vahşete Avrupa, İslam ülkeleri, Rusya, Çin hiç ses çıkarmıyor; ABD ve İsrail ise yaptıkları ile övünüyor.
Bu alçaklığın yaşandığı dünyada Türkiye, duruşu ile gerçek büyüklüğü gösterdi. Aslında, ülkemiz; devletiyle toplumuyla gerçekten büyük. Rahmetli Süleyman Demirel'in deyişi ile "Bööyük Türkiye" bir zamanlar hayaldi; büyük olduğunu şimdi herkes gördü.
Türkiye, sorunlarıyla da büyük ülke; olsun, bugün büyük düşünmeliyiz...
Sürekli sorun konuşmaktan/yazmaktan yorulduk; kafamızı kaldırıp ufka bakalım...
Türkiye, maddi/manevi varlığı ile en azından bölgesinde büyük ülke; rakamların esiri olmayalım.
Türkiye, coğrafyası ile büyük ülke. Anadolu, bir kemerin kilit taşı gibi, dünyanın doğusu ile batısı, kuzeyi ile güneyi arasında dosta güven veren düşmana geçilmez bir köprü...
Ayrıca, gönül coğrafyası diye tanımladığımız, bizden unsurların yaşadığı Balkanlar, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkasya, Karadeniz'in kuzeyi ve Orta Asya birlikte düşünülürse ana kıtanın merkezi bizim coğrafyamız. Denizleri, nehirleri, ovaları, yeraltı ve üstü zenginlikleri ile emsali olmayan büyük........
