menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sokak

19 0
03.06.2026

“Kaya, pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım.”

Çocukken arkadaşlarım beni sokağa böyle çağırırlardı.

Sokak benim için önce buydu. Oyun alanıydı. Arkadaşlık alanıydı. Mahalleydi. Hayattı.

Sonra büyüdük. Sokağın yalnızca çocukların oyun alanı olmadığını gördük. Sokak aynı zamanda sosyalleşme alanıydı. Kendini ifade alanıydı. İtiraz alanıydı. Protesto alanıydı. İnsanların “yetti artık!” dediği yerdi.

Bugün bu ülkede sokak, insanların kendilerini ifade edebilmesi için bırakılmış son sosyal mecralardan biridir. Gazeteler susturulduğunda, televizyonlar tek sesli hale getirildiğinde, mahkemeler siyasetin sopasına dönüştürüldüğünde, Meclis etkisizleştirildiğinde insanlar en sonunda sokağa çıkar.

Çünkü sokak hâlâ halkındır.

İşte bu yüzden iktidar sokağı sevmez. Çünkü sokak yalanı bozar. Sokak korkunun duvarını deler. Sokak, “herkes sustu” zannedilen yerde birilerinin hâlâ konuştuğunu gösterir.

Tepemizdeki kötücül akıl daha ne kötülükler yapabilir diye düşünüp duruyorum. Benim hayal gücüm bu şeytanlarınkine yetişmez ama sokağı kriminalize etmeye kalkacaklarını seziyordum. Halkın anayasal protesto hakkını “kargaşa”, “provokasyon”, “güvenlik sorunu” diye damgalamaya çalışacaklarını tahmin ediyordum.

“Sokaklarımızın karıştırılmasından”, “milleti kutuplaştırmaktan”, “halkla güvenlik görevlilerinin karşı karşıya getirilmesinden” bahsetmeye, buna izin vermeyeceklerini söylemeye........

© Gazete Pencere