menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

CHP ve dış politika

9 0
16.01.2026

Türkiye’de ilginç bir kanaat yerleşmiş durumda: AKP giderse dış politika “aksar”, Türkiye “zayıflar”, ülke “sahipsiz” kalır. Bu kanaat veriyle, somut örnekle falan beslenmiyor. Daha çok bir hissiyat, bir refleks. O yüzden soruyu baştan ve açıkça sormak gerekiyor: Bugünkü dış politika gerçekten bu kadar başarılı mı?

Son on yıla baktığımızda tablo ortada. Avrupa Birliği ile müzakereler fiilen durmuş durumda. Vize serbestisi hayal. Gümrük Birliği güncellenemiyor. ABD ile ilişkiler kronik kriz halinde. Komşularla “sıfır sorun”dan “herkesle sorun” noktasına gelinmiş. Doğu Akdeniz’de masada yokuz ama masaya kızıyoruz. Yatırımcı Türkiye’yi riskli ülke olarak görüyor. Pasaportumuzun itibarı düşmüş, gençler vize randevusu kuyruklarında sürünüyor.

Bu tabloya bir de son yılların zikzaklarını ve U-dönüşlerini eklemek gerekiyor. Bir dönem edilmedik hakaret kalmayan “darbeci” Sisi’yle bugün kucaklaşılıyor; “katil” suçlamalarıyla anılan liderler kırmızı halılarla karşılanıyor. “Ver papazı, al papazı” denilerek meydanlarda alkış toplanıyor, sonra bizim papaz gelmeden onlarınki VIP’ten uğurlanıyor. “Bu can bu tende oldukça vermeyiz” denilen gazeteci, bir sabah serbest bırakılmış olarak uçağa bindiriliyor. Kaşıkçı cinayetinde “davayı sonuna kadar takip edeceğiz” deniyor; birkaç yıl sonra dosya, hiçbir ikna edici açıklama yapılmadan olayın “şüphelisi” konumundaki ülkenin yargısına devrediliyor.

Dış politika ilke ve stratejiyle değil; iç siyasetin ihtiyaçlarına göre sertleşip........

© Gazete Pencere