Şiddet sarmalında bir ülkeyiz ama farkında bile değiliz.!
Gün geçmiyor ki sokakta, düğünde, çarşı-pazarda, trafikte bir silahlı şiddet olayı duymayalım. Bunlar içinde çocukların fail olduğu olaylar giderek artıyor.
Geçen yıl, bir çocuğun İzmir Balçova Polis Merkezi’ne yönelik silahlı saldırısında üç polis hayatını kaybetmiş, iki kişi yaralanmıştı. Saldırgan 16 yaşındaydı. Silahlara meraklıymış, bıçak koleksiyonu varmış, silah eğitimini (!) de babasından almış.
İki ay önceki Şanlıurfa ve Kahramanmaraş okul saldırıları, akşamdan sabaha birkaç kez değişen—değiştirilen—gündem içinde akıllardan çıktı.
Siverek’teki bir lisede, okulun eski öğrencisi pompalı av tüfeğiyle 10’u öğrenci, 4’ü öğretmen 16 kişiyi yaralayıp intihar etmişti. Saldırgan 19 yaşındaydı.
Saldırıdan sonra gözaltılar oldu ama 2 İlçe Emniyet ve 2 İlçe Milli Eğitim yöneticisinin görevden uzaklaştırılması bu saldırıya giden süreçteki ihmallere işaret ediyordu.
Ertesi gün Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki bir ortaokulda yine bir öğrenci, yine silahlı saldırıyla 1 öğretmen, 11 öğrenci 12 kişiyi öldürdü, 13 kişiyi yaraladı, ölü ele geçti. Saldırgan 14 yaşındaydı.
Aynı günlerde Gaziantep’te lise önünde bir öğrenciye tabancayla ateş açılmış, Tarsus’ta bir lise öğrencisi tabanca ile yakalanıp gözaltına alınmıştı.
Meclis’te zaten bir ‘Dijital Mecralar Komisyonu’ çalışıyor, çalışma yöntemi ve komisyonun yönetimi sorunlu olsa da ‘Sosyal medya ve dijital oyunların çocuklara etkilerini’ araştırıyordu.
Bir de ‘Suça sürüklenen çocuklara ilişkin’ bir araştırma komisyonu var.
‘Akran Zorbalığını........
