Ankara’yı kapatsanız da gerçeği kapatamazsınız
Türkiye’de bundan bir önceki NATO zirvesi 2004 yılında İstanbul’daydı. O zamana dek henüz bilmediğimiz biber gazıyla, ilk kez o yıl NATO protestolarında tanışmıştık. Ne kolluk kullanmayı biliyor ne de dünya halklarını kana bulamış bu örgütü protesto etmek isteyen bizler gazdan korunmayı biliyorduk. Öyle acayip enstantane fotoğraflar vardır, arşivlerde bulunabilir.
O zaman da temel haklarımıza bazı kısıtlamalar getirilmiş, İstanbul’da içine görevlilerden başka kimsenin giremediği bir vadi oluşturulmuştu. Ama toplanabiliyorduk, büyük mitinglerden, İstanbul’da eşzamanlı yapılan eylemlere, zirve boyunca hemen her gün eylemler yapıldı. Şimdi aradan 22 tane yıl geçmiş, demokratik hak ve özgürlüklerin ilerlemesi gerekirken, bir tek itiraza bile tahammül kalmamış. Ankara Valiliği hukuk dışı biçimde neredeyse tüm şehri esir almak istiyor, yüzlerce yurttaş gözaltına alınıyor, gerekçesiz tutuklanıyor.
Mutlak butlandan sonra “mutlak eylem yasağı” geldi.
13 gün şehir genelinde tüm açık ve kapalı toplantıları, yürüyüşleri, mitingler ve protestoları tamamen yasaklayan valilik, bu kadarla kalmayıp basın açıklaması, oturma eylemi, açlık grevi yapmayı, hatta el ilanı/broşür dağıtmayı, afiş asmayı ve stant açmayı dahi suç kapsamında sayacağını açıkladı.
Yine bir taşla bin kuş vurma planı: şu anda ülke gerçeklerinin aynası olan eylemi yapan; günlerdir yerden göğe kadar haklı direnişlerini sürdüren öğretmen kardeşlerimizi bu bahaneyle durduracaklarını sanıyorlar. Benzer biçimde, zirve hazırlıklarının Onur Ayı’na denk gelmesini de fırsata çevirip kadın örgütleri ve LGBTİ örgütlerinin sosyal medya hesaplarına yönelik keyfi engeller getirdiler.
Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır; gözaltına alınan yurttaşları önce 24 saat boyunca avukatsız bırakarak temel hakları olan savunma hakkını, mesnetsiz tutuklamalarla anayasal hakları çiğnediler. Ankara'nın merkez ilçelerinde konserler, mezuniyet törenleri, paneller, şenlikler ve sempozyumlar gibi toplu katılım içeren tüm etkinlikler durduruldu. Şehre giriş kısıtlamaları, yol kapatmalar, daha bir sürü tuhaflık ile halkı seyahat........
