menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Alnına veda busesi koymadan önce...

15 0
05.09.2026

Güzel kardeşim, kıymetlim.... Eğer bu yazıyı okuyorsan bil ki başıma bir şey gelmiştir. Sorumlusu da yelesine tutunduğum hayattır. Fail aramaya gerek yok... Çünkü bizzat kendim yaptım. Bazen insan topun gelişine vurur. Gol olursa ne ala, olmazsa sen sağ, ben selamet...

Her şey mayıs ayında bir akşam yemeğinde başladı. Hikayenin başlangıcını 20 Mayıs tarihli ilk yazıda anlatmıştım aslında. O gün dışarıda kurulmuş bir masada, yakın arkadaşlarla otururken... Bir dilim peynir, birkaç zeytini ıslatmış iki dubleden sonra derin mevzulardan sıkılırsın bazen. Araya bir renk atarsın masadaki hava değişsin, yüzler gülsün diye... İşte ben o rengi atmak isterken rengarenk oldum... Ortaya bir iddia atıldı ve sonraki gün kendimi Gazete Pencere'nin yazarları arasında buldum.

Haftada bir yazı yazacaktım, 10 yazı sonunda iddiayı kazanmış olacaktım. Karşılığında sonraki masalarda hesap ödemeden kalkacaktım. O işi burada ismini anmak istemiyorum ama hadi anayım; Gazete Pencere'nin imtiyaz sahibi gazeteci Yavuz Oğhan üstlenecekti. İddianın bir diğer tarafı da İnan Demirel'di. O da ben 10 yazıyı tamamlayınca Taksim Meydanı'na çıkacaktı. Aslında isimleri faş etmeyip Y. O. ve İ. D. diye geçiştirebilirdim ama öfkeliyim. Çünkü 10 yazı sözümün üstüne bir 10 yazı daha ekledim, belki arkadaşlar ikna olmamıştır diye. Ama yok... Hala hesap ödemeye devam ediyorum ve canım yanıyor. Üstelik bu işi üstlenecek olan arkadaş benimle ilişkisini........

© Gazete Pencere