İSLAMCILIK TALANCILIKTIR
Bugünlerde Sezai Karakoç okuyorum. Maziye sığınış. Manaya iltica. Teselli arayışları. Tutunma çabaları. Hatıralar'ın birinci cildi bitmek üzere. Çocukluk, Ergani, Ankara, üniversite, Mona Roza macerası, Şevket Eygi, Cemal Süreyya, Eşref Edip, Serdengeçti, Hüseyin Üzmez, Necip Fazıl, Malatya hadisesi. Necip Fazıl daima merkezde. Sezai, Necip Fazıl'a adamış bütün hayatını. Onun gölgesinde, onun yanında. Bambaşka bir rabıta var aralarında. Şiir dışında Sezai Karakoç'tan okuduğum tek kitap. Cemil Meriç soğutmuştu beni. Necip Fazıl ne kadar mücadeleci ve cevval ise Sezai Karakoç tam tersi mücadeleden uzak ve sakin. Tam bir derviş.
Necip Fazıl'ın edebî duyuşları daha başka. Belki daha derin. Necip Fazıl duygu ve duyuş olarak bana çok daha yakın. Nedense İslamcılar Necip Fazıl'dan çok Sezai Karakoç'u tutarlar, üstat kabul ederler. Keşke Sezai Karakoç'un ahlaki duyarlılığının zerresini takip etselerdi. Bütün kutsalları kullandıkları gibi merhumu da her fırsatta kullandılar. Sezai Karakoç çok samimi, içten, dürüst, imanlı ve düz dünyalı bir insan. Hayatı boyunca kafası hiç........
