menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TALEBENİN EDEBİ

34 0
02.06.2026

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Eski talebeler hocalarına yani Mürşid-i Kâmile karşı edebe nasıl riayet ederlerdi?

Ahmed Yesevî hazretleri buyuruyor ki:

Talebenin hocasına karşı riayet etmesi gerekli şeylerden bazıları şunlardır:

1- Hocanın, talebelerin hepsinden efdal olduğunu bilmek ve ona tam tâbi ve teslim olmak. Ona uyarak, yiyip içmek veya uyumak, ona uymadan gece sabaha kadar namaz kılmaktan ve her gün nafile oruç tutmaktan daha faydalıdır. Zira birincisinde, uymak ve teslimiyet, ikincisinde ise, kendi kafasına göre hareket etmek vardır.

2- Talebe, uyanık ve dikkatli olmalı, hocasının söz ve işaretlerini anlamalıdır.

3- Hocasının bütün sözlerinden ve işlerinden razı olmalı ve ona itaat etmeli.

4- Hocasının özel hizmetinde veya emrettiği bir hizmeti yaparken gayet atik, dikkatli, ağırbaşlı olmalıdır. İsteksizlik, gevşeklik hâli, hocasının rızasızlığına sebep olabilir. Onun rızasızlığı, silsile yoluyla Resulullah efendimize gider; zira İslam Âlimleri Onun vârisleridir.

5- Sözünde sadık olmalıdır. Hocasının büyüklüğü hususunda hiçbir zaman şüpheye düşmemeli ki, şüphe onun felaketine sebep olabilir.

6- Hocasına itaatte ve teslimiyette çok titizlik göstermeli.

7- Hocasının ufak bir işareti ile bütün malını ve mülkünü fedaya hazır olmalı, bunda en ufak bir tereddüt hâli bulunmamalı.

8- Hocasına ait özel hâl ve sırları gizlemesini bilmelidir.

9- Hocasının bütün hareket ve sözlerini dikkatle takip edip bunlara uymakta gevşeklik göstermemeli.

10- Allahü Teâlâ’ya kavuşmak yolunda, kendisini vasıta yaptığı hocası için, her fedakârlığa hazır olmalı. Onu sevenlere dost olmalı, sevmeyenlere ve düşmanlarına sevgi göstermeyi öldürücü zehir bilmelidir.

Talebelik kolay mıdır?

Eskiden Âlim ve evliya zatlara talebe olunuyormuş. Yunus Emre kırk yıl odun taşır, sırtı yara olur, bir gün kendi kendine “Bu kadar sene çalıştım, fakat hocamız bana bir derece bile vermedi” der.

Bu durum hocasına malum olur. Yunus Emre yine bir gün dağdan odun getirmeye gider. Odunu yükler sırtına, dönüş için koca dağın tepesine çıkar. Burada şehre inmek için dinlenirken, iri yarı genç bir delikanlı yanına gelir. 60’lık ihtiyar olan Yunus Emre'nin odununu alıp tepeden aşağı getirdiği yere yuvarlar. Halbuki Yunus Emre’nin o odunları toplaması birkaç saatini almıştı. Zira eğri odunları almaz, düz odun toplamak için dağ tepe dolaşırdı. Yunus Emre kızar ama sadece “Evladım ben genç olsaydım bu zulmü bana yapamazdın” diye söylenir. Genç delikanlı kerametle hemen şeklini değiştirir, Yunus Emre bakar ki bu genç kendi hocası. 

Özür dilemeye başlar ama hocası........

© Gazete İpekyol