menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MARİNA KONUSUNDA KUŞKULAR VAR DİNLEMEK GEREK

4 0
thursday

ATAKUM’u ve öncesinde Samsun’u yaşayanlar var aramızda. Bunlardan birisi de benim. Diğerleri de yaşıtım olan arkadaşlarım… Öncesi dediğim de öyle 3-5 gün öncesi değil. Yıllardan bahsediyorum... Fuar günlerini bilenlerden… Cumhuriyet Meydanı’nın, otogar olarak kullanıldığı ve yarım saatlik turlarda Samsun’u bitiren jenerasyondan bahsediyorum. Haldun Baş bunlardan biri. Dün beni aradı ve bugün Marina nedeniyle yapılacak toplantıdan bahsetti. Bazı konularda fikirlerime değer verdiğini bildiğim için sonuna kadar sözünü kesmeden dinledim. Belli ki kafasını kurcalayan bazı sorun ve tespitler var. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ferhan Kodalak’ın, Marina alanında yapmak istedikleri yeni projeyi tüm detaylarıyla bana anlattığını ve bunu da ilgilileriyle paylaştıktan sonra hayata geçireceklerini söylediğini, söyledim. Bugün o toplantı yapılacak. Gördüğüm odur ki konuyla ilgili olanların gerek Atakum’un doğal yapısının kullanımında, Gerek halkın ucuz hizmet alımı ve bazı konulardaki istifadeleri konularında kuşkuları var. Demem odur ki Büyükşehir yetkililerinin ve toplantıya müdahil olacakların mutlaka ama mutlaka halkın kafasını kurcalayan kuşku ve tespitlerini o toplantıda dinlemelerini ve projenin nihai haline ondan sonra karar vermelerini öneriyorum. DOMATES BİRBER PATLICAN! HATIRLIYORSUNUZ değil mi, rahmetli Barış Manço’nun dillere pelesenk olan şarkısını… Güncelliğini hiç kaybetmiyor. Kimilerimiz hala mırıldanıyoruzdur ama bu kez öylesi değil. Pazartesi günü her zaman alışveriş yaptığım markete uğradım. Amacım eve biraz patlıcan, biber, salatalık almaktı. Ama baktım tezgâh boş. Aradıklarımın hiçbir yok. Bayram ertesi herhalde temin konusunda geciktiler diye düşündüm. Bir gün sonra, bu sefer Yenimahalle mevkiinde bir başka markete baktım yolumun üstünde. Aaaa onda da patlıcan ve biber yok. Sordum ilgili delikanlıya, ‘Patlıcan neden yok’ diye. “Abi, halde salatalık 200, patlıcan 300 lira olmuş. Oradan bu fiyatlara alıp, kaça vatandaşa satacağız? Bu fiyatları halka nasıl anlatacağız? Biz de aramızda karar verdik, (üç harfliler hariç) bir hafta süreyle bu sebzeleri almayı protesto ettik” dedi. Gerçi haldekilerin de bir kabahati yok bu konuda. Antalya’dan gelen sebze miktarında azalma olunca fiyatlar fırlamış. 10-15 güne kadar düzelir diyorlar ama biz o güne kadar; ‘Domates-Biber-Patlıcan’ şarkısını söylemeye devam ederiz herhalde!


© Gazete Gerçek