menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayaller Sınır Tanımaz Ama Vizeler Tanır

5 0
previous day

Ve o ses, sevgili Ezgi Gözeger Özmemiş’e ulaşıyor. Ardından NOW Haber ekranlarında bir röportaj… Karşımızda Juventus altyapısında gelişen genç bir yetenek var.

Bir turnuva için İtalya’ya gidecekler…

Belki de kariyerlerini değiştirecek o ilk büyük adım.

Ama gidemediler. Ne bir sakatlık… Ne performans eksikliği… Ne de rekabet.

Sadece bir süreç. Bir bekleyiş ve adına “vize” dediğimiz görünmez bir sınır.

İşin ironik tarafı ise tam burada başlıyor: Juventus metoduyla gelişmek…

İtalyan futbol ruhunu, disiplinini ve sistemini örnek almak…

Ama o modelin doğduğu ülkeye adım atamamak.

Bu çelişkiyi nasıl açıklayacağız?

Yıllar önce Juventus Academy Türkiye Genel Koordinatörü Altuğ Çam ile yaptığım bir YouTube yayınını hatırlıyorum. Konu yine futbol ve altyapıydı. O gün konuştuğumuz vizyon, sistem ve işleyiş…Aradan dört yıl geçti. Ne değişti?

Bugün aynı eşikte duruyor olmak… İnsanı ister istemez düşündürüyor.

Juventus gibi kulüpler hala genç yetenekler için birer rol model.

Ama artık Türkiye’de de yerel akademiler ve fırsatlar var.

Tüm bunlara rağmen hala aynı sorunları konuşuyor olmamız… Gerçekten biraz trajikomik.

Aslında mesele Yağız değil.

Mesele, onun gibi yüzlerce çocuğun aynı hayal kırıklığıyla bekliyor olması.

Peki gerçekten belirleyici olan ne? Yetenek mi? Çaba mı?

Yoksa sistemin içinde kalabilen o “şanslı” çocuklardan biri olmak mı?

Coğrafya kaderse eğer, bu yazgı gerçekten değiştirilemez mi?

Düşündükçe aklıma John Lennon geliyor: “Imagine there’s no countries…”

Sınırların olmadığı bir dünya…
Belki bir hayal.
Ama sporun ruhuna hiç de uzak değil.

Dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyoruz…Kendi kuyruğunu yakalamaya çalışan kedi gibi. Bazen en büyük engel bu sürece alışmış bir toplumun için de yaşıyor olmak.

Hep vurguladığım gibi en uzun maraton zihinlerde koşulandır…


© Fotospor