Fenerbahçe Işığı Gördü Ama Hala Kuyuda
Gaziantep FK karşısında alınan 4-1’lik galibiyet ilk bakışta rahat bir akşamı anlatıyor. Ama sahadaki hikâye o kadar pürüzsüz değil. Fenerbahçe yine maça tutuk başladı. Tedesco’nun tercihleri ve başlangıç planı soru işaretlerini beraberinde getirdi. 35/40 dakikalık zayıf bir oyun var. O oyunda Antep’in direkten dönen topu büyük bir oyun bunalımını engelledi diyebilirim.
Yanş ilk golün geldiği 40. dakikaya kadar sahada ne yaptığını çok da belli eden bir takım yoktu. Üç sol bekten kurulan savunma hattı, üstüne bir de genç Yiğit Efe eklenince ister istemez bir güvensizlik hissi oluştu. Levent Mercan’la başlayıp sonra Mert Müldür’e dönülen sağ bek hamlesi de bu arayışın göstergesiydi zaten.
Gol ise tanıdık bir yerden geldi.
Geçiş oyunu.
Fenerbahçe’nin iyi olduğu, skor bulduğu yer burası. Nene’nin bitirdiği o atakta yine hız, yine doğru koşu, yine basit ama etkili bir plan vardı. Cherif’in sürati ve fiziki gücünü de umutmayalım.
Tribünler de en az saha kadar şey anlatıyordu. 12-13 bin civarında kalan seyirci sayısı, aslında uzun zamandır biriken duygunun dışa vurumu gibi. Sessiz ama net bir mesaj. Ultimatom bence buna denşr.
Maçın kırıldığı an........
