Tilki misin, kirpi mi? Sağlık sektörü ne zaman derinleşmeli, ne zaman genişlemeli?
Geçtiğimiz günlerde OT Dergi’nde Bahar Eriş imzalı “Çok şeyi bilen tilki misin yoksa bir şeyi iyi bilen kirpi mi?” başlıklı yazıya denk geldim. Isaiah Berlin’in ünlü “Tilki birçok şey bilir, kirpi ise tek büyük şeyi bilir” yaklaşımından yola çıkan bu yazı, aslında yalnızca bireysel kariyerleri değil; modern dünyanın nasıl değiştiğini de anlatıyordu.
Yazıyı okurken aklıma sürekli sağlık sektörü geldi. Çünkü bugün sağlık dünyası tam da bu iki karakter arasında gidip geliyor. Bir tarafta tek bir alanda olağanüstü derinleşmiş “kirpi” uzmanlar, diğer tarafta farklı disiplinleri, teknolojileri, insan davranışını, finansı ve dönüşümü aynı anda okuyabilen “tilki” liderler…
Ve belki de sağlık sektörünün geleceğini belirleyecek temel soru şu: Ne zaman kirpi olmalı, ne zaman tilki?
Sağlık sektörü uzun yıllar boyunca daha çok “kirpilerin dünyasıydı.” Derin uzmanlaşma hekimlikte, cerrahide, radyolojide, onkolojide ya da yoğun bakım gibi alanlarda başarının temel anahtarı olarak görüldü. Bunun çok haklı nedenleri vardı. Çünkü insan hayatı hata kabul etmiyordu. Bir kardiyovasküler cerrahın, bir girişimsel radyoloğun ya da bir beyin cerrahının yüzeysel bilgiyle başarılı olması mümkün değildi.
Bugün de değil. Bir ameliyat masasında hâlâ güçlü bir “kirpi” gerekir. Çünkü yüksek riskli sağlık hizmetleri tekrar, disiplin, odaklanma ve yıllar süren derinleşme ister. Hastalar bir hekimin birçok şeyi biraz bilmesini değil, kritik anda tek şeyi mükemmele yakın yapabilmesini bekler. Ancak sağlık sistemi artık yalnızca ameliyathaneden ibaret değil.
İşte değişim tam burada başlıyor. Bugünün sağlık dünyasında yalnızca iyi hekim olmak ya da iyi bir hastane işletmek tek başına yeterli olmuyor. Çünkü modern sağlık sektörü artık sadece “tedavi” üretmiyor. Aynı zamanda deneyim, güven, erişim, hız, teknoloji ve algı da yönetiyor.
Bir sağlık yöneticisini düşünelim… Eskiden iyi bir operasyon yöneticisi olmak çoğu zaman yeterliydi. Oysa bugün aynı yöneticinin finans okuyabilmesi, insan psikolojisini anlayabilmesi, dijital dönüşümü kavrayabilmesi, yapay zekayı yorumlayabilmesi, sağlık turizmini analiz edebilmesi, marka yönetebilmesi ve hatta bazen........
