menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sorunları sorun yaparsanız, sorunlar sizi yönetir

7 0
previous day

“Sorunları sorun yapmazsanız sorun olmaz.”

Rahmetli Süleyman Demirel’in en çok hatırlanan ve sevdiğim sözlerinden biridir. Yıllarca bu cümleyle dalga geçildi. Karikatürlere konu oldu, siyasi mizahın vazgeçilmez malzemesi hâline geldi. Kimi bunu umursamazlık, kimi ise siyasi kurnazlık olarak yorumladı.

Oysa yaş ilerledikçe ve hayat insana biraz daha fazla şey öğrettikçe, bu sözün sanıldığından çok daha derin olduğunu fark ediyorsunuz.

Hayır…

Demirel, “Sorunları görmezden gelin.” demiyordu.

Benim anladığım şu:

“Sorunun sizi yönetmesine izin vermeyin.”

Aradaki fark küçük gibi görünür.

Ama liderlikle savrulmak, akılla panik, çözümle çaresizlik arasındaki çizgi tam da burada başlar.

Krizler bana ne öğretti?

Hayatımın büyük bölümü krizlerle geçti.

Diplomat olarak siyasi krizlerin…

Uluslararası enerji sektöründe petrol fiyatı savaşlarının…

Çok uluslu şirketlerde milyarlarca dolarlık yatırım kararlarının…

Savaşların, yaptırımların, finans krizlerinin, hükümet değişikliklerinin…

Tam ortasında bulundum.

Çin’de ekonomik dönüşümün hızını gördüm.

Irak’ta savaşın enerji piyasalarını nasıl altüst ettiğine tanık oldum.

Londra’da yatırımcıların tek bir açıklamayla milyarlarca dolarlık karar değiştirdiğini izledim.

Türkiye’de ise neredeyse her yıl farklı bir ekonomik, siyasi veya toplumsal sınav yaşadık.

Bütün bu yılların sonunda vardığım sonuç çok basit:

Sorun hiç bitmiyor.

Sadece şekil değiştiriyor.

Çin’de başka…

Londra’da başka…

Irak’ta başka…

Türkiye’de bambaşka…

Ama her yerde aynı soru soruluyor:

“Şimdi ne olacak?”

Ben ise zamanla başka bir soru sormayı öğrendim:

“Peki, şimdi biz ne yapacağız?”

İşte liderlikle seyircilik arasındaki fark tam da burada başlıyor.

Türkiye: Sorunların hiç mesai bitirmediği ülke

Türkiye kolay bir ülke değil.

Belki de dünyada gündemi bizim kadar hızlı değişen çok az ülke vardır.

Sabah döviz kurunu konuşuyoruz.

Öğlen vergileri…

Akşam dış politikayı…

Ertesi gün orman yangınlarını…

Sonra depremi…

Sonra eğitimi…

Sonra adaleti…

Sonra enflasyonu…

Sonra faizleri…

Sonra sosyal medyada patlayan yeni bir tartışmayı…

Bizde gündem değişmiyor.

Yalnızca sorunların nöbeti değişiyor.

Bazen kendi kendime gülümsüyorum.

Türkiye’de sorunsuz geçen tek gün herhâlde resmî tatillerdir.

Gerçi o gün de trafik başlıyor.

Ama bütün bunların........

© Forbes Türkiye