Altın neden yeniden dünyanın parası oluyor?
“Çinli için rezerv, Hintli için düğün ve servet, Arap için güvenli liman, İtalyan için zanaat, Amerikalı için portföy sigortası, Türk için kötü gün parası… Altın dünyanın her yerinde başka bir dil konuşuyor. Ama hepsinin ortak kelimesi aynı: güven.”
Geçenlerde İzmir Mavişehir’de MaviBahçe’de, yaklaşık otuz yıldır kuyumculuk yapan Menemenli Önder Kasap’la sohbet ediyorduk.
Önder ekonominin iyi dönemlerini de, kuyumculuğun cazip kazançlarını da görmüş; zamanında kazancını yatırıma dönüştürmüş. Bugünkü piyasayı ise yüzünü hafifçe ekşiterek tek kelimeyle tarif ediyor:
“Durgun.”
İnsanlar tedirgin. Geleceğe ilişkin belirsizlik arttıkça parası olan bile ne yapacağını kestiremiyor. Altın mı, gayrimenkul mü, döviz mi, hisse mi? Yoksa hiçbir şey yapmadan beklemek mi?
“Bir Cumhuriyet altını kaç para?” diye sordum.
O gün dükkândaki satış fiyatı yaklaşık 46 bin liraydı.
Rakamdan çok başka bir şey düşündürdü bana. Bir zamanlar maaştan artırılıp kenara konulan Cumhuriyet altını artık birçok aile için başlı başına ciddi bir tasarruf kararı.
Ama sohbet boyunca daha önemli bir gerçeği yeniden hissettim:
Kuyumculuk güven işidir.
Hisse senedi aldığınızda şirketin CEO’sunu tanımanız gerekmez. Fiziki altın alırken ise karşınızdaki insanın size söylediği ayarda, ağırlıkta ve saflıkta ürünü verdiğine güvenirsiniz.
Türkiye kuyumculuğunda Atasay Kamer ve oğlu Cihan Kamer gibi isimlerin önemli katkılarından biri, geleneksel kuyumculuğu markalaşma, kurumsallaşma ve uluslararası ticaretle buluşturmak oldu.
Sektörde elbette çok sayıda güçlü oyuncu var. Kayıt dışılık, düşük ayar, yanıltıcı damga veya başka usulsüzlük vakaları da zaman zaman gündeme geliyor.
İşte bu yüzden altında yalnız gram değil, itibar da tartılıyor.
Dünya neden yeniden altına dönüyor?
Spot altın bugün yaklaşık 4.327 dolar/ons düzeyinde. Bir gün önce 4.449 doları gördükten sonra kâr satışlarıyla geri çekildi. Daha önemlisi, altın ocak ayında 5.595 dolara kadar yükselmiş, ardından yüzde 20’yi aşan bir düzeltme yaşamıştı. Yani güvenli liman denilen varlığın fiyatı hiç de güvenli bir çizgide ilerlemiyor. (Reuters)
Ama kısa vadeli grafikten daha önemli olan yapısal değişim.
Merkez bankaları yeniden güçlü biçimde altına yöneliyor. 2026’nın ikinci çeyreğinde resmi sektörün alımları 289 tona ulaştı. Çin yalnız temmuz ayında rezervlerine net 20 ton ekledi. (Reuters)
Neden?
Çünkü altın kimsenin borcu değildir.
Tahvilin arkasında ihraç eden devlet veya şirket vardır. Banka mevduatının arkasında finans sistemi. Doların arkasında Amerika’nın ekonomik, askeri ve kurumsal gücü.
Altının CEO’su yok.
Seçimi yok.
Merkez bankası yok.
Kimse toplantı yapıp yarın dünya altın stokunu yüzde 10 artırmaya karar veremez.
Dijital çağda beş bin yıllık bir metalin yeniden güç........
