Artopol Art Gallery’de genç sanatçıların ilk eşiği
İstanbul’da sanat mekanları zaman içinde değişime uğruyor. Kimi galeriler kapanırken kimileri yeni adreslerine taşınıyor. Birkaç yıl önce 42 Maslak’ta ziyaret ettiğimiz Artopol Galeri’nin bugün Beyoğlu’ndaki Piyalepaşa yerleşkesinde yoluna devam ettiğini görmek, bu değişimin güncel örneklerinden biri. Galeri, yeni mekanında da çağdaş sanatın farklı kuşaklarını bir araya getirmeyi sürdürürken genç sanatçılar için de görünür bir alan oluşturmaya devam ediyor.
Serginin açılış günü genç sanatçılara ayrılan karma sergide gezerken aklımda kalan en güçlü duygu, eserlerden önce gençlere verilen bu fırsatın kendisi oldu. Güzel Sanatlar fakültelerinden yeni mezun olmuş ya da üretim yolculuğunun henüz başındaki sanatçılar için bir galerinin kapısını açması, yalnızca duvara birkaç eser asmak anlamına gelmiyor. Aynı zamanda koleksiyonerle ilk kez göz göze gelmek, eleştirmenlerden yorum almak, başka sanatçılarla aynı mekanı paylaşmak ve de en önemlisi kendi üretimine dışarıdan bakabilmek demek. Bu nedenle böyle sergileri birer eşik olarak görüyorum, öyle ki sanatçının öğrencilikten profesyonel üretime geçerken attığı ilk adımların sessiz tanıkları bunlar.
Sergide en fazla zaman geçirdiğim işler Fevziye Özocak’a aitti. Sanatçı, farklı ülkelerin geçmişte kullandığı banknotların desenlerinden ve görsel hafızasından yola çıkarak simetriler, renkler ve yeni imgelerle kendi........
