menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu kadar paranın izi olur

446 0
01.07.2026

Tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, yine birtakım “itiraflarda” bulundu ve yine birilerine büyük miktarda paralar verdiğini iddia etti.

İddiaların hedefindeki CHP yöneticileri ve belediye başkanları var.

Böcek, daha önce de tanımadığı kişilere, CHP genel merkezinde milyonlar verdiğini, artık hayatta olmayan bir belediye başkanına torba içinde para verdiğini, duvar üstlerinden para attığını falan iddia etmişti.

Şimdi iddiaların dozunu ve miktarını yükseltti. 15 milyon euro’ya çıkardı.

2024 yerel seçimlerinden önce bir YouTube programımda CHP’nin Muhittin Böcek’i aday göstermemesi gerektiğini, oğlu ve gelini hakkındaki iddialardan ötürü Böcek’in ve dolayısıyla partinin başının ağrıyabileceğini söylemiştim.

O da bana haber yollayarak “Bu iddialar doğru değil” demişti.

Bugün geldiğimiz noktada kimin haklı olduğu açıkça ortada

Böcek’in iddialarına gelince.

Şimdiye kadar partiye ve belediye başkanlarına verdiğini iddia ettiği miktar 20 milyon doları buldu.

Bu paraları gerçekten vermiş midir, vermemiş midir, itiraf mı ediyor yoksa iftira mı atıyor bilemem.

Kimseye kefil olmayacak kadar uzun süredir siyaseti izliyorum ama miktarlar korkunç ve şunu biliyorum.

Bu miktarlarda paralar izi olmadan ne alınabilir, ne verilebilir.

Öncelikli soru bu kadar parayı Böcek nereden ve nasıl temin etmiş, kendi parası mı, birinden mi borç almış?

Kendi parası ise bu serveti (yaklaşık 1 milyar TL) nasıl edinmiş ve partiye verdiği para bu ise kendisi nasıl bir menfaat elde etmeyi düşünüyor ki, aday olmak için bu parayı verebiliyor?

Sonrasında da durum garip. Öyle evde yastık altına saklanacak miktarlar da değil bunlar.

O yüzden eğer böyle bir para verildiyse, bunun bir yerden alınmış olması lazım.

Hangi hesaptan ya da kimden, nereden?

Böcek “Havala sistemi ile yolladım” diyor. Havala ile yollamış bile olsa öncesinde bir yerde elinde bu paranın nasıl bulunduğunu anlatması gerek.

Mafyanın para yollama sistemi olan Havala’yı Murat Ağırel, aynı adı taşıyan kitabında anlatmıştı.

Bu yüzden Murat’ı aradım.

“Bu yolla bu miktar yollanabilir mi, izi bulunmaz mı?” diye sormak için.

Murat güldü ve anlattı:

“Abi, bunun detayları kitapta var ama ben sana daha ilginç bir şey söyleyeceğim. Muhittin Böcek ‘Havala sistemini kullandım’ diyor ya. Parayı Havala ile yolladığını söylediği tarihten çok sonra benim Havala adlı kitabımı kendisine yolladım. Adını ve sistemi ilk o zaman duymuş. Bunu bana kendisi söylemişti. Kitabı okuyunca çok şaşırmış ve etkilenmiş. Beni arayıp ‘Vay be, sahtekarlık için ne yöntemler bulmuşlar’ demişti. Adını benden duyduğu sistemi daha önce kullandığını söylemiş çok ilginç.”

Açıkçası belki de Murat Ağırel’e de tiyatro yapmış olabilir. Eskiden de biliyor, kullanıyor olabilir.

Ama Böcek bu kadar parayı nasıl elde ettiğini ve nerede nasıl sakladığını, Havala’yı kim üzerinden hangi döviz bürosu, hangi kişiler üzerinden aktardığını anlatmak zorundadır.

Biliyorum deyip açıklamayan şerefsizdir, haysiyetsizdir

“Arınma” diye işe başlayan Kayyum’un arınmadan neyi kastettiği hızlıca ortaya çıkıyor.

Arınma dediği, tüm şaibelileri etrafında toplayarak açıkta pislik bırakmamak galiba.

Önce kanserle boğuşan bir........

© Fatih Altaylı