Pandemi bir doğa olayı, sonuçları insanlığın tercihi
Pandemi bitti mi, yoksa sadece gündemimizden mi çıktı?
COVID-19 pandemisinin üzerinden birkaç yıl geçti. Maskeler çıkarıldı, yoğun bakımlar boşaldı, günlük vaka ilanları tarihe karıştı. Ama gerçekten pandemi geride mi kaldı?
Belki de asıl soru başka: Pandemi bize ne öğretti?
Salgın günlerinde virüsün biyolojisini, bulaş yollarını, aşıların etkinliğini, ilaç araştırmalarını konuştuk. Ancak zaman ilerledikçe, pandeminin yalnızca bir enfeksiyon hastalığı olmadığı daha iyi anlaşıldı. Bir toplumun eşitsizliklerini, sağlık sisteminin güçlü ve zayıf yanlarını, devletlerin önceliklerini, bilime yaklaşımını ve küresel dayanışmanın sınırlarını da görünür kılan büyük bir toplumsal deneyim yaşadık.
COVID-19 herkese aynı virüsü bulaştırdı; fakat herkes aynı hastalığı yaşamadı. Kimileri evinden çalışabildi, kimileri her gün toplu taşımaya binmek zorundaydı. Bazıları aşıya aylar içinde ulaşırken, dünyanın birçok bölgesinde insanlar ilk dozu bile yıllar sonra olabildi. Bir yanda milyonlarca doz aşının depolarda beklediği ülkeler vardı; diğer yanda sağlık çalışanlarının bile aşıya erişemediği toplumlar...
İşte bu noktada pandemi, yalnızca epidemiyolojinin değil; sosyolojinin, ekonominin, siyasetin ve etiğin de konusu haline geldi.
Değerli halk sağlığı hocamız, sevgili Feride Aksu Tanık’ın Ayrıntı Yayınlarından yeni çıkan “Gizil Nekropolitika: Sömürgecilik, Pandemiler ve Aşı Emperyalizmi” adlı kitabı tam da bu soruların peşinden gidiyor. Feride Hoca, pandemileri yalnızca biyolojik olaylar olarak değil, sömürgecilik tarihinden........
