Dillerinde millet, akıllarında servet
İktidar partisi AKP, kuruluşunun 25. yılını kutluyor. Kutlamalar için “Milletimizle çeyrek asır, Türkiye geleceğe hazır” sloganı belirlenmiş. Kuruluşundan bir yıl sonra iktidar olduğu düşünülürse 24 yıldır ülkeyi yönetiyor.
Erdoğan AKP’sinin çeyrek asra yaklaşan iktidarında dokuz tarım bakanı değişti ama ne tarımın ne de üretici köylülerin sorunları değişti. 2001 yılında 40.9 milyon hektar olan tarım alanları, geçen 25 yılda 38.6 milyon hektara düşürürken yaklaşık 2.5 milyon hektar tarım alanı yok oldu. Çiftçi sayısı azalırken yaş ortalaması 58’e kadar yükseldi. Köylerde okul kalmadı, sağlık ocakları kapandı. Gençler ve kadınlar tarımda ve köyde kendilerine gelecek görmedikleri için köyleri terk ettiler.
İktidarının ilk yıllarında 1000 köye 1000 tarım gönüllüsü diyerek başlarken, ziraat mühendisi ve veteriner hekimlerin köylerde hizmet vereceklerini söylediler. Bütçe vs. gerekçelerle daha başlamadan sonlandırdılar.
GDO’ya hayır platformunun tüm itirazlarına rağmen genetiği değiştirilmiş soya ve mısırın ithalatına izin verildi. Hayvancılık maliyetlerini düşürmek ve kaba yem ihtiyacını karşılama gerekçesiyle ülke tarihinde ilk kez saman ithalatı yapıldı.
“Yeni bir modele geçiyoruz” diyerek önce ülkeyi havzalara böldüler ve tarım havzaları modeli dediler. Sonra bölgelere bölmekten vazgeçip ilçelere böldüler ve her ilçe bir bölge dediler.
Kendinden önceki iktidarın başlattığı doğrudan gelir desteği adı altında üretimden bağımsız alan bazlı desteğe devam ederken bir süre sonra vazgeçiyoruz mazot ve gübre desteği vereceğiz diyerek değiştirildi. Ondan da vazgeçerek planlı üretim modeline geçiyoruz diyerek temel destek ve planlı üretim desteğine geçildi. Tarım Kanunu çıkararak, tarım desteklerine ayrılan pay milli gelirin yüzde 1’inden aşağı olamaz dediler. Tarım destekleri artmak bir yana azaldı. Milli gelirin yüzde 1’ini vermek şöyle dursun tarım destekleri milli gelirin binde 2’sine kadar geriledi.
AKP........
