Kadının bedeni, devletin nizamı
Geçtiğimiz günlerde garip bir tutuklama haberi çıktı karşımıza. Gerçi tutuklama artık her soruşturmanın beklenen sonu, beğenilmeyen davranışların yeni cezalandırma aracı ama bu haber şaşırtmayı başardı. Karın ağrısıyla hastaneye gelen 16 yaşındaki çocuk hastane tuvaletinde doğum yapmış; bebeği çöp kutusuna bıraktığı iddiasıyla “Kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasından tutuklanmıştı, hatırlayacaksınız. Gebeliğin nasıl oluştuğuna ilişkin iddialar için ayrıca soruşturma yürütüldüğü bildirilse de aklımıza şu sorular geldi ister istemez: Bu gebelik aylar boyunca neden ve nasıl fark edilmemiş, çocuk hangi korkuyla gebeliğini gizlemiş, koruyucu sağlık hizmetleri, okul, aile ve sosyal hizmetler nasıl bu derece bihaber olabilmişti? Yetişkinlerin ve kurumların sorumluluğu araştırılmadan ilk refleksin neden çocuğu cezaevine göndermek olduğu sorusu ise bizi asıl meseleye götürüyor: Siyasi otoritenin kadınların ve kız çocuklarının cinselliğine bakışına…
Birlik ve Dayanışma Sendikasının 245 ASM çalışanıyla yaptığı araştırma bu savı somutlaştırıyor: Aile sağlığı merkezlerinin yüzde 89.7’sine son bir yılda RİA ulaştırılmamış, yüzde 96.7’sinde hiç rahim içi araç (RİA) uygulanmamış; çalışanların yüzde 81.6’sı da ücretsiz yöntem verilmediğinde başvuranların korunamayacağını söylüyor. Ayrıca merkezlerin yüzde........
