menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barışın sağlık hali

66 0
06.08.2026

Mecliste silahların bırakılmasını düzenleyecek çerçeve yasa konuşuluyor. Barıştan, toplumsal bütünleşmeden, ortak bir gelecekten söz ediliyor. Gündelik hayatımızda ise seçilmişlerin yerine kayyımlar atanıyor; düşüncesini açıklayanlar soruşturmalarla, gazeteciler davalarla, hak arayanlar polis şiddetiyle karşılaşıyor. Hapishanelerde ağır hastalar tedaviye erişemiyor, KHK’lerin yarattığı hukuksuzluk hâlâ giderilmiyor. Toplum barışı beklerken demokratik hayatın alanı genişlemiyor, tersine daralmayı sürdürüyor.

Barışın yalnızca silahların bırakılması ve silahlı örgüt mensuplarının hukuki durumunun düzenlenmesi olmadığı hepimizin malumu. İnsanların korkmadan konuşabildiği, kendi dilinde sağlık hizmeti alabildiği, seçtiği yöneticiler tarafından yönetildiği, geçmişte yaşanan ağır ihlallerin hakikatine ve adaletine ulaşabildiği yeni bir toplumsal hayatın kurulması olmazsa olmaz.

Silahların susması kuşkusuz yaşamsaldır. Kırk yılı aşan çatışmanın sona ermesine yönelik her gerçek adım yeni ölümleri önleyeceği için değerlidir. Ancak barış, on iki maddelik bir düzenlemeye sığdırılabilecek teknik bir işlem değildir. Çerçeve yasa bir kapı açabilir; o kapının toplumsal barışa mı, yoksa çatışmasızlığın devlet tarafından yönetildiği yeni bir döneme mi açılacağını demokratikleşme adımları belirleyecektir.

Türk Tabipleri Birliğinin geçtiğimiz günlerde yayımladığı “Sağlık İçin Barış ve Demokrasi Çalıştayı Kitabı” tam bu noktada önemli bir ölçüt öneriyor: Bir ülkede barışın kurulup kurulmadığını yalnızca silah........

© Evrensel