menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir fotoğrafa sığmayan final

17 0
19.07.2026

Messi’nin dört aylık Lamine Yamal’ı plastik bir küvetin içinde yıkadığı fotoğraf, çekildiği gün kimseye gelecekten haber vermiyordu. Barcelona’nın 2007 yılında UNICEF için hazırladığı yardım takvimine ait sevimli bir kareydi. Messi henüz futbolun merkezine yerleşmemişti. Küvetteki bebeğin kim olduğunu ise ailesi dışında bilen yoktu. Fotoğrafın bugün büyüleyici görünmesinin nedeni, geleceği önceden haber vermesi değil; aradan geçen yılların o sıradan ana sonradan yüklediği anlam.

İnsan geçmişe bakarken yaşanmış olanı kaçınılmaz sanmaya yatkındır. Messi’nin o bebeği kucağına aldığı anda sanki iki büyük kariyer çoktan yazılmış, Dünya Kupası finali çoktan belirlenmiş gibi konuşuyoruz. Oysa fotoğrafın çekildiği odada kader değil, büyük bir belirsizlik vardı. Çekingen bir genç futbolcu, yabancısı olduğu bir bebeği düşürmeden tutmaya çalışıyordu. Fotoğrafçı doğru kareyi yakalamanın peşindeydi. Annesi, çocuğun sakin durmasını istiyordu. Kimse futbol tarihinin en çok paylaşılacak görüntülerinden birinin üretildiğini bilmiyordu.

Bu nedenle fotoğrafı bir kehanet gibi görmek yerine, zamanın insanlarla ve görüntülerle neler yapabildiğini gösteren bir belge olarak okumak daha ilginç. Messi’yi Messi yapan şey o gün görünmüyordu. Yamal’ı Yamal yapan şey de öyle. İkisinin arasında sihirli bir aktarım gerçekleşmedi. Birinin ayağındaki yetenek diğerine geçmedi. Yine de bugün aynı kareye baktığımızda futbolun yirmi yıllık dönüşümünü görüyoruz: Barcelona’nın yükselişini ve düşüşünü, Messi’nin dünyanın en büyük oyuncusuna dönüşmesini, La Masia’nın yeni bir yıldız üretmesini, göçmen ailelerin çocuklarının iki farklı milli takımın yüzü haline gelmesini.

Fotoğrafın asıl gücü de burada. İki futbolcunun benzerliğini değil, aralarındaki yılların taşıdığı değişimi gösteriyor.

Messi’nin yerine geçmek diye bir şey var mı?

Lamine Yamal hakkında konuşulurken kullanılan en kolay kelime “halef”. Messi Barcelona’dan ayrıldı, 10 numaralı forma bir süre sahipsiz kaldı, kulüp ekonomik ve sportif bir çöküş yaşadı; ardından La Masia’dan sol ayaklı, sağdan içeri kat eden olağanüstü bir genç daha çıktı. Bu parçaları yan yana getirdiğinizde devir teslim hikayesi kendiliğinden kuruluyor.

Fakat futbolda birinin yerine geçmek, boşalan bir koltuğa oturmak kadar basit değildir. Messi’nin Barcelona’daki yeri, sadece taktiksel bir pozisyondan ibaret değildi. Kulübün hücum planı, ekonomik değeri, küresel görünürlüğü ve taraftarla kurduğu ilişki onun çevresinde şekillenmişti. Bu yüzden Messi ayrıldığında Barcelona bir oyuncu kaybetmedi; uzun yıllar boyunca kendisini tanımladığı merkezi kaybetti.

Yamal’ın görevi o merkezi yeniden kurmak değil. Böyle bir yük, henüz kariyerinin başındaki bir futbolcuya yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biri olur. Onun oyunu Messi’yi hatırlatabilir. Aynı bölgelerde top alabilir, benzer açılardan kaleye gidebilir, rakiplerin savunma düzenini tek hamlede bozabilir. Buna rağmen Yamal’ın futbolu başka bir kişilikten doğuyor. Messi oyunun içinde giderek sessizleşen, sessizleştikçe daha fazla hükmeden bir oyuncuydu. Yamal ise sahada görünmekten hoşlanıyor. Rakibiyle uğraşıyor, tribünle ilişki kuruyor, oyunun neşesini saklamıyor. Neymar’a duyduğu hayranlığın izleri de burada ortaya çıkıyor.

Onu Messi’ye bağlayan asıl şey hareketleri değil, karşı karşıya kaldığı beklenti. Messi de çok genç yaşta kendisinden önceki büyük oyuncuların ölçüsüyle değerlendirildi. Maradona’nın adı, kariyerinin ilk döneminden itibaren peşindeydi. Yamal şimdi aynı karşılaştırma düzeninin içine çekiliyor. Attığı her gol geçmişten bir gole benzetiliyor; kırdığı her yaş rekoru Messi’nin rakamlarıyla yan yana getiriliyor. Kendi kariyerini kurmaya çalışan genç bir futbolcunun önüne, daha başlamadan tamamlanmış bir hayat konuyor.

Bu final, o karşılaştırmayı daha da büyütecek. Yamal kazanırsa “tahtı aldığı”, Messi kazanırsa “devri teslim etmeyi reddettiği” söylenecek. Oysa tek bir maç böyle bir yetki taşımaz. Messi’nin büyüklüğü bir finalle başlamadı, bir finalle de sona ermeyecek. Yamal’ın geleceği de bu finalde alacağı sonuca bağlı değil. Futbol kamuoyu kuşak değişimini tek bir sahneye sıkıştırmayı seviyor; hayat ise bu kadar düzenli ilerlemiyor.

Aynı şehirden iki milli takıma

Finalin dikkat çekici tarafı, iki oyuncunun........

© Evrensel