NATO gelip geçerken Türkiye
Sonuç bildirisi önceden hazırlanmış, araya ikili görüşmelerin sıkıştırıldığı, ayak üstü ticari anlaşmaların üstünden geçildiği, Trump şovun bolca sahnelendiği NATO fuarı, kapatılmış şehir Ankara’dan geldi geçti. Dünyaya kendi mahallesiymiş gibi davranan ve kimi sevip sevmediğini saydığı müttefikleri hakkında dedikodu yapan Trump’ın, itaatkarlık ve sadakat düzeylerine göre sıraladığı liderler arasında Erdoğan birinci sıraya yerleşti.
Trump birçok mesajını Erdoğan üzerinden verdi. Her fırsatta Rahip Bronson olayını hatırlattığı, sert ve zor olmasına rağmen sözünü dinleyen bir Erdoğan profilinin hatlarını belirginleştirmekte çıkarı var çünkü. Bu kez Bronson menkıbesine “Türkiye İran savaşına dahil olacaktı ama ben ona girme dedim, girmedi” eklemesini yaptı. Büyük Ortadoğu Projesinden bu yana muhataplarının kendisine yakıştırdığı ‘model ülke’liği memnuniyetle satın alan Türkiye yönetiminin zayıf yanını iyi bilen Trump, Erdoğan nezdinde ülkeyi yine model ülkeleştirdi. Ölçütü kendisine ve ABD’ye sadakatti. Böylece sadakat ve bağlılık karşılığında diğer liderlere ülkelerinin neler kazanacağı mesajını Erdoğan üzerinden verdi. Elbette kısmen aba altından sopa göstermek anlamına da geliyor bu: Beni dinlemezseniz nezdimde hiçbir şeysiniz. Nitekim İtalya Başbakanı Meloni ve İspanya lideri Sanchez’i dünyanın gözü önünde bezdirdi. Öte yandan Danimarka’dan arsızca talep ettiği Grönland konusunda Avrupa’nın direncini kırmak için de Trump kendisine bağlılığı temin etmek zorunda. Tam bir şantajcı ve nispetçi gibi, şantaj yapıyor, hakaret ediyor, yalan söylüyor, namlunun ucunu gösteriyor, muteber örnekler üzerinden cömertliğini kanıtlamaya çalışıyor… Elbette tutarsa.
Muteber örnek boğaz köprüsünü ABD........
