Tedesco ve derbi
Kulüp yönetimi olarak derbiden önce, Galatasaray’ı yenerek şampiyonluk mücadelesinde şansınızın güçleneceğine inanıyorsunuz. Demek ki takımı bu aşamaya getiren ve şampiyonluk inancınızın sürmesini sağlayan teknik direktörünüzle ilgili bir sorununuz yok. Ama derbide yenilince teknik direktörünüzle yollarınızı ayırıyorsunuz…
Maç öncesinden maç sonrasına kadar geçen kısacık zamanda teknik direktörün kaderi tamamen değişiyor. Meğerse teknik direktörün geleceği sadece bu maça bağlıymış.
Oysa derbinin kazanılması ya da berabere bitmesi halinde Tedesco’nun sözleşmesinin uzatılması konuşuluyordu.
Tek bir maçın sonucuna bakarak böylesi bir karar vermenin getirisini anlamak zor. Bir de Galatasaray karşısında Süper Lig’de sezonun ikinci yenilgisi alınmışken. Üstelik de elindeki, çoğu vasat seviyeyi geçmeyen oyunculardan oluşan kadroyu gayet verimli kullanma başarısı göstermişken.
Fenerbahçe orta sahasının gücüyle yol alan bir takım. Sahaya topla ilgilenmek için değil rakip oyuncuları sakatlamak amacıyla çıkmış gibi izlenim veren Skriniar ve Oosterwolde gibi savunmacılar ve Cherif, Nene gibi deneyimsiz, Kerem gibi savruk hücumcularla zirve yarışının içinde kalmaları başarı sayılmalı...
Tedesco, uzun vadede gelişim gösterme potansiyeli taşıyan, ülke ortamını, kulübü, oyuncuları tanıdıkça hem kendisinin hem de takımının........
