Lenin’in 102. ölüm yıl dönümü: Bir mozolenin ‘eskiye’ kafa tutuşu
Kızıl Meydan zihinlerimizde hep ‘Sovyet deneyimiyle’ özdeşleşti: Askeri geçit törenleri, Kremlin’in tepesinde dalgalanan kızıl bayrak, posterlerle süslü duvarlar... Kafamızdaki net imgelere karşın burası Sovyetler Birliği gibi geçmişin ekonomik ve toplumsal ilişkiler ağını temsilde hiç de doğru bir adres değil.
Meydanın algımızdaki boyasını biraz kazıdığımızda altından çıkan her taş bize ‘eskiyi’ hatırlatıyor: Kızıl bayrağın dalgalandığı yerin 18. Yüzyıl’da inşa edilen Çarlık Rusyası’nın Senato Sarayı; özel günlerde Lenin ve orak çekiçli armaların asıldığı yapınınsa 19. Yüzyıl’da neoklasik tarzda inşa edilen alışveriş merkezi GUM olduğunu unutuyoruz. Askeri geçitlerin güzergahı da 16. Yüzyıldan kalan meşhur Aziz Vasil Katedrali ile 19. Yüzyılda inşa edilen Ulusal Tarih Müzesi arasında kalıyor.
Çeşitli dönemlerde inşa edilmiş ve farklı mimari akımları yansıtan binalar ‘gelenekseli’ ve ‘eskiyi’ temsilde ortaklaşıyor. Zaten Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte Meydanın gerçek kimliğini görmek için artık süse ihtiyaç kalmadığını düşünürsek, bugün hepimiz kafamızdaki görüntüyle orantısızlığı atacağımız kısa bir turda fark edebiliriz.
**
Fotoğraf:
Fotoğraf:
Fakat bu manzaraya baş kaldıran tek bir yapı var: Lenin Mozolesi. Boyu diğerlerinden kısa, işlemeleri diğerlerinden çok daha basit ve genel itibariyle ‘kaba’ duruyor. Ve tam da bu özelliklerinden güç alarak geçmişe meydan okuyor.
Ekim Devrimi’nin lideri Vladimir Lenin, 102 yıl önce bugün soğuk bir Moskova akşamında hayatını kaybetti. Bedeni mumyalandı ve Kızıl........
