menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Özgürlüğü seven herkesin Kızıl Ordu’ya ödeyemeyeceği bir borcu var’

48 0
08.05.2026

Heykeller neredeyse her zaman ‘bilindik’ insanları işler. En fazla krallar ya da başkanlarla karşılaşırız. Boyutları daha küçük olmakla birlikte bazen yazarlar, sanatçılar ya da bilim insanlarına da denk geliriz. Sıradan insanlarsa nadiren kaidelerin üzerine çıkmayı başarır.

Moskova’nın Partizanskaya metro istasyonunda bir heykel ‘sıradan’ bir insanın ‘sıra dışı’ kahramanlığını anlatarak bronza dönüşme şerefini böyle bir kişiye bahşediyor.

Perondaki bir sütunun altında sizi bir yaşlı adam heykeli karşılar. Kitabesinde ‘Matvey Kuzmin’ yazar. İstasyonun isminin verdiği kopyadan da anlaşılacağı üzere Kuzmin, antifaşist bir direnişçidir. Elinde yamuk sopası, üzerinde kırışık paltosuyla cisimleşen heykelin önemi ilk bakışta fark edilmiyor olabilir. Ancak o, henüz savaş bitmeden heykeli dikilecek kadar Sovyet halkının değer verdiği bir kişidir.

Seksenlik bir adamın kurduğu pusu

Sovyetler Birliği’ni işgal eden Nazi ordusu Kurakino köyüne girdiğinde seksenini geçmiş Kuzmin’in bacaklarında yola düşüp kaçacak gücü yoktur. O güne kadar avcılık ve balıkçılıkla yaşayan Kuzmin, köydeki Nazi komutanın ilgisini çeker. Çevrede hâlâ savunmaya çekilmiş Sovyet birlikleri varken Naziler için coğrafi bilgiler hayati önem taşır. Bu ihtiyarsa çevredeki tüm ormanları avucunun içi gibi biliyordur.

Bu sebeple komutan ‘açlık’ ve ‘avcılık’ gibi zaaflarını düşünerek Kuzmin’e bir teklif götürür: un, gaz yağı, para ve yepyeni bir Alman av tüfeğini masaya koyar. Karşılığında Kuzmin’den rehberlik ister. Böylece Naziler, coğrafi avantajı lehlerine çevirerek Sovyet birliklerine daha rahat saldırabileceklerdir. Yaşlı adam komutanın elini sıkar ve kendisine sunulan anlaşmayı kabul eder.

Naziler karlı havalar için uygun kayak takımlarıyla operasyona hazırlanırken Kuzmin 14 yaşındaki torunu Vasili’yi yanına çağırır ve kendilerinden önce Sovyet askerlerine ulaşıp durumu anlatmasını tembihler, ardından yola koyulurlar.

Yol boyunca torununun başarılı olup olmadığını merak eder, fakat düşünceleri makineli tüfek sesiyle kesilir. Kızıl Ordu askerleri Nazi birliğindeki yaklaşık 30 askeri fazla zorluk çekmeden öldürür. Fakat ihaneti hemen fark eden Alman komutan, çatışmada ilk kurşununu Kuzmin’e sıkar, yaşlı ‘direnişçi’, karların içerisinde hayatını kaybeder.

Faşizmin sermayeyle göbek bağı

Bundan tam 81 sene önce Dağıstanlı bir Kızıl Ordu askerinin Reichstag’a diktiği bayrakla birlikte faşizm karanlığı resmen ezilerek yok edildi.........

© Evrensel