Musti Kusti’den Kibar Feyzo çıkar mı?
Ülkede politik mizahın yokluğundan sıkça şikayet ediyoruz. Günümüz komedisinde (malum sebeplerle) belirgin bir “bugünü eleştirme gönülsüzlüğü” hakim. Oysaki politik muhalefetin hem zorunlu hem gerekli hem de vazgeçilmez olduğu günün koşullarında politik mizaha da ihtiyacımız var. TikTok, YouTube ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında paylaşılan komedi içerikli bazı videolar bu ihtiyaca cevap vermeye çalışıyor.
Örneğin, bir aralar, Recep Tayyip Erdoğan taklitleriyle sosyal medya kullanıcılarının ilgisini çekmeyi başarmış, Muhammed Nur Nahya adında genç bir adam vardı. Şimdilerde sanki eskisi kadar faal değil gibi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sesini birebir taklit edebilme yeteneğiyle gerçekten herkesin dikkatini çekmişti. Sosyal medyaya yaptığı içerikler kısa sürede viral oluyor, her paylaşımı rekorlar kırıyordu. Erdoğan taklitlerini yalnızca ses değil, mimik, duruş ve beden diliyle de bütünleştiriyordu. Erdoğan taklidindeki başarısını gözlemcilik yeteneğiyle buluşturarak gündeme uygun politik mizah yapıyordu. Mizahında sıcak ve samimiydi ama hiciv dozu ülkenin mevcut koşullarında olabildiği kadardı işte. Kendisi de zaten bir söyleşisinde, “Başlangıçta korkuyordum tabii” demiş, “Yaptığım işten emindim, suç yok falan diyordum ama yine de ister istemez tedirgin oluyordum, her gün e-devletten açıp bakıyordum acaba dava açılmış mı diye.”
Bugünlerde de bir Musti Kusti’miz var, sosyal medya epeyce görünür durumda, mutlaka denk gelmişsinizdir. Gerçek adı Mustafa N’daye olan Senegalli bir göçmen (Ve yaptığı işe “kara mizah” diyerek bunun da dalgasını geçiyor). Türkiye’ye eğitim için gelmiş; imam hatip lisesinde okumuş, İstanbul Şehir Üniversitesi mezunu. Türkçeyi hem çok iyi konuşuyor hem de çok iyi kullanıyor. Şu sıralar tam bir sosyal medya fenomenine dönüşmüş durumda. Bu medyanın olanaklarından zekice faydalanıyor. Kısa videolar (Reels/TikTok), sokakta çekilen spontane içerikler, insanlarla direkt diyalog gibi seçenekleri çok iyi kullanıyor. Bu sayede “scripted komedyen” (senaryo komedyeni) değil, gerçekten komik biri gibi algılanıyor. Esprilerini Türkiye’nin gündelik hayatından ve bu hayatı belirleyen siyasetinden devşiriyor. Politik takıntılarımız, kimlik çatışmalarımız, ideolojik ön yargılarımız bu genç komedyenin malzeme kaynağında ve şaka evreninde önemli bir yer tutuyor. Mesela… “Türkler bizi niye bu kadar çok seviyor, sonunda keşfettim” diyor; “Çünkü bizim Kürt olma ihtimalimiz yok!” Ya da, Senegal’de yaşayan babasının “Bütün Avrupa Türkiye’yi kıskanıyor” dediği için AKP’li olduğu sonucuna varıyor! Babası için, “Senegal’in içinde bulunduğu sorunların sebebi ne diye sorsanız, CHP der” diyor, vs…
Mizah, her an gözümüzün........
