Delilsiz ‘casusluk’ iddianamesinde asıl hedef TELE 1
“TELE 1 isimli TV kanalının müsaderesine.”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin tutuklu Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İmamoğlu’nun Danışmanı ve Kampanya Direktörü Necati Özkan, TELE 1’in tutuklu Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün hakkında hazırlanan, 4 Şubat 2026 tarihli 160 sayfalık iddianamenin son sayfasında yer alan bu cümle, dikkatle okunduğunda görülebileceği gibi bu iddianamenin bağlandığı temel hedefi anlatıyor.
Bir ceza hukuku güvenlik tedbiri anlamında kullanılan ‘müsadere’ (el koyma) Türk Ceza Kanunu’nun 54. ve 55. maddelerinde düzenleniyor.
Dört ismin “siyasal casusluk”la suçlandığı ve haklarında 20’şer yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianamede, İmamoğlu ‘örgüt lideri’ olarak adlandırılıyor. Hüseyin Gün’den ele geçirilen ‘belgeler’ ise iddianamenin omurgasını oluşturuyor.
Savcılık tarafından İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamenin iktidar medyası tarafından fazla köpürtülmemesi muhtemelen TELE 1’e el konulma aşamasının gerçekleşmiş olmasından kaynaklanıyor. Köpürtme işleminin, Merdan Yanardağ’ın gözaltına alındığı ve daha tutuklanma aşaması bile gerçekleştirilmeden TELE 1’e el konulduğu süreçte gerçekleştirildiği hatırlanacaktır.
İddianamede yer alan çevirilerin yapay zeka aracılığıyla yaptırıldığı, “Elbette, işte görseldeki notlarınızın istediğiniz formatta çevirisi” ibaresinin savcı tarafından unutulmuş olmasıyla anlaşılmıştı.........
