Şili’de neoliberalizm 3.0
Şili’de aşırı sağcı Lider José Antonio Kast’ın başkanlık görevini devralmasından sonra geçen ilk haftada ülkeyi nasıl bir dört yıllık dönemin beklediğine dair somut belirtiler ortaya çıkmış bulunuyor. Aslında ülkenin hem iç siyaseti hem de dış ilişkileri açısından önemli bir dönüşüme girmekte olduğunun ilk işaretleri şubat ayı sonundaki kriz ile belirmişti. İktidarı devretmeye hazırlayan Gabriel Boric yönetiminin Çin ile anlaşmaya vardığı ve Hong Kong ile Şili’yi okyanus altından birbirine bağlayacak olan fiber optik kablo projesine ABD büyük tepki göstermiş, Trump yönetimi içlerinde Şili telekomünikasyon bakanının da dahil olduğu 3 kişiye seyahat yaptırımları koymuştu. Bu anlaşmadan Kast’ın da haberdar olduğunun söylenmesi, Boric ile Kast arasındaki devir toplantılarının tarihte görülmemiş bir biçimde kopması ile sonuçlanmıştı.
Her ne kadar bu devir toplantıları daha sonra sürdürülebilmiş olsa da, yeni yönetim geçmiş hükümete karşı büyük bir güven bunalımının ortaya çıktığını iddia ederek bir ‘olağanüstü acil’ döneme geçilmesi gerektiğini ve kabul edilmiş tüm kanun tekliflerini geri çekerek revize edilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Örnek vermek gerekirse, yeni kabul edilen ve nesli tükenmekte bulunan bazı hayvanların korunmasını da kapsayan 43 çevre koruma yasası, bu ilk haftada revize........
