menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İşçilerin tepesindeki giyotin

31 0
30.07.2026

Türkiye’de sendikal barajların, işçilerin anayasal örgütlenme hakkı ile devletten ve sermayeden bağımsız sınıf sendikalarının örgütlenmesinin önünde uzun süredir ciddi bir engel olduğu biliniyor. Ne var ki yüzde 1 iş kolu barajı ve mevcut yetki sistemini sadece yasal mevzuatın teknik bir sonucu olarak görmek büyük bir hata olur.

Karşımızdaki yapı; sermaye birikim modelini korurken emeğin hak arama iradesini anında kesip atan ve işçinin tepesinde her an inmeye hazır bekleyen sınıfsal bir giyotin işlevi görüyor. Böylece, yıllardır enflasyonun bütün yükünün emekçilerin sırtına yıkıldığı bir dönemde özgür toplu pazarlık hakkı baskı altına alınıyor ve emeğin milli gelirden aldığı payın düzenli olarak geriletilmesi sağlanıyor.

Çalışma Bakanlığının açıkladığı verilere göre Türkiye’de kayıtlı işçi sayısı son altı ayda 930 binin üzerinde artarken, sendikalı işçi sayısındaki artışın yalnızca 19 binde kalması ve toplam sendikalaşma oranının yüzde 13.80’e gerilemesi, ekonomik büyümenin tamamen güvencesiz ve sendikasız bir rejim üzerine kurulmak istendiğini gösteriyor. Ancak açıklanan istatistiklerin arkasındaki asıl tahribat, masa başında yapılan hesap oyunlarında gizli.

Yıllardır maden işçilerinin fiili ve meşru mücadelesiyle adından söz ettiren Bağımsız Maden-İş Sendikasının gerçek........

© Evrensel