menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çifte borç kıskacı

36 0
17.09.2026

Bir ülkede ekonomi politikalarının hangi sınıfın tercihleri doğrultusunda oluştuğunu anlamak için devletin kaynağı nereden toplayıp kime aktardığı ile vatandaşın geçinebilmek için kimlere nasıl borçlandığı ya da borçlandırıldığı arasındaki kopmaz bağa yakından bakmak gerekir.

Türkiye ekonomisinde 2026 yılının ilk sekiz ayı itibarıyla bütçe gerçekleşmeleri ile hanehalkının borçluluk durumuna ilişkin güncel veriler yan yana koyulduğunda, toplumun geniş kesimlerinin hem kamusal hem de bireysel düzeyde ciddi bir borç kıskacına alındığı anlaşılıyor.

Ülkedeki çarpık bölüşüm ilişkileri açısından bakıldığında bu tablo; devletin bütçe aracılığıyla finansal sermayeyi fonladığı, vatandaşın ise her geçen gün eriyen alım gücü karşısında bankalara borçlanarak hayatta kalmaya çalıştığı, alt gelir gruplarından üst gelir gruplarına doğru işleyen devasa bir “tersine yeniden bölüşüm” sürecinin yaşandığını gösteriyor.

Borç kıskacının ilk ayağını oluşturan kamu tarafında, 2026 yılının ilk sekiz ayında bütçeden yapılan faiz ödemeleri 1 trilyon 988 milyar lira ile tarihi bir seviyeye ulaşmış durumda. Bütçe gelirlerinin ezici çoğunluğu ücretlilerden kesilen gelir vergileri ve dolaylı tüketim vergilerinden (ÖTV, KDV) toplanırken, harcama tarafında ise her 6 liranın 1 liradan fazlasının faiz ödemelerine aktarıldığı görülüyor.

Faiz harcamalarının, aynı dönemde........

© Evrensel