menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bitmeyen kriz, derinleşen çöküş

25 0
08.10.2026

Ekonomi yönetiminin dilinden düşmediği “büyüme hedefleri”, “geçici dalgalanma” veya fon krizi gibi durumlarda söylediği “her şey kontrol altında” gibi teknik masallar, sokaktaki gerçekliğin üzerini örtmeye yetmiyor. Çünkü kriz, kâğıt üzerindeki rakamlarda değil; her geçen gün mutfağı küçülen, cebi boşaltılan ve geleceği çalınan milyonlarca emekçinin hayatında yaşanıyor. Sermaye sahipleri için krizleri fırsata çevirmek ne kadar kolaysa, emeğiyle geçinenler için bu bitmeyen çöküşten sıyrılmak o kadar imkânsız hale geliyor.

TÜİK’in her ay açıkladığı enflasyon verileri, sokaktaki gerçeklik tam aksini gösterse de, enflasyonda sanki düzenli bir düşüş varmış algısı yaratmaya çalışıyor. Son olarak açıklanan Eylül ayı %1,84’lük enflasyon oranı da bu sanal tablonun son halkası oldu. Ancak masa başında kurgulanan bu oranlar, pazarda ve markette uçuşan fiyatları gizlemeye yetmiyor. Çünkü mutfaktaki çöküş TÜİK tablolarından değil, pazardaki boş filelerden ölçülüyor.

TÜİK verilerinden yola çıkarak bakacak olursak asgari ücret yıl başından bu yana resmi olarak yüzde 20 eridi. Dört kişilik bir ailenin sadece açlık sınırını aşabilmesi için bile en az iki kişinin çalışması gerekiyor. Yoksulluk sınırı ise artık geniş kitleler için yanına dahi yaklaşılamaz bir hayale dönüşmüş durumda.

Çöküşü derinleştiren bir diğer etken, sadece asgari ücretlilerin değil,........

© Evrensel