menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa için gelecek tasavvurları – 4

27 0
08.09.2026

Artık Bütün Yollar Ankara’ya Çıkacak

Avrupa’nın önümüzdeki yıllardaki güç mücadelesine yalnızca Brüksel’den bakmak büyük resmi görmemize yetmeyecektir. İngiltere, Fransa ve Almanya arasındaki tarihî rekabet yeniden belirginleşirken, bu üç ülkenin yollarının başka bir başkentte kesişmesi giderek daha güçlü bir ihtimal hâline geliyor:

Çünkü Avrupa kendi içerisinde yeni dengeler ararken Türkiye artık Avrupa’nın kapısında bekleyen bir ülke değildir. Karadeniz’den Akdeniz’e, Balkanlar’dan Kafkasya’ya ve Orta Doğu’dan Orta Asya’ya uzanan geniş coğrafyada Türkiye’nin jeopolitik ağırlığı giderek artmaktadır.

Daha da önemlisi İngiltere, Fransa ve Almanya’nın Türkiye’ye ihtiyacı aynı nedenlerden kaynaklanmamaktadır. Her biri Ankara’ya kendi stratejik hesabıyla yaklaşacaktır.

İşte Türkiye’nin yeni dönemdeki en önemli avantajı da burada ortaya çıkabilir.

Avrupa’nın üç büyüğü arasındaki rekabet bitecek mi?

İngiltere, Fransa ve Almanya bugün müttefiktir. NATO çatısı altında birlikte hareket etmekte, Avrupa güvenliği konusunda ortak açıklamalar yapmakta ve Rusya karşısında benzer pozisyonlar almaktadırlar.

Ancak ittifak, rekabetin ortadan kalktığı anlamına gelmez.

İngiltere tarihsel olarak kıta Avrupası’nda tek bir gücün hâkim olmasını istemedi. Fransa Avrupa’nın siyasi ve askerî liderliğinde söz sahibi olmayı hiçbir zaman bırakmadı. Almanya ise İkinci Dünya Savaşı sonrasında askerî güç yerine ekonomik gücüyle Avrupa’nın merkezine yerleşti.

Bugün bu üç farklı Avrupa anlayışı yeniden karşı karşıya geliyor.

Savunma sanayisinden enerjiye, Afrika’dan Akdeniz’e, ticaretten teknolojiye kadar birçok alanda çıkar farklılıkları bulunmaktadır. Avrupa üzerindeki Amerikan güvenlik şemsiyesinin geleceği daha fazla tartışıldıkça bu rekabetin sertleşmesi de şaşırtıcı olmayacaktır. Üstelik rekabet arttıkça üç ülkenin de yeni ortaklara ihtiyacı olacaktır.

Ankara’nın kapısını üçü de çalabilir

İngiltere açısından Türkiye, Avrupa Birliği dışında bulunan fakat NATO içerisinde önemli askerî kapasiteye sahip güçlü bir ortaktır. Brexit sonrasında Londra’nın geliştirmeye çalıştığı daha bağımsız dış politika anlayışı ile Ankara’nın çok yönlü dış politikası arasında önemli kesişme noktaları bulunmaktadır.

Fransa açısından mesele daha karmaşıktır.

Paris ile Ankara geçmiş yıllarda Doğu Akdeniz’den Libya’ya ve Afrika’ya kadar birçok konuda karşı karşıya geldi. Fakat devletler arasındaki rekabet kalıcı düşmanlık anlamına gelmez. Fransa, Avrupa’nın stratejik bağımsızlığını gerçekten güçlendirmek istiyorsa Türkiye’nin........

© Eurovizyon