Meğer kapitülasyonları önce İzmir’e giren Yunanlar kaldırmış
Masal kitabı değil, tarih okuduğumuzdan emin miyiz? Tarihi hakikaten okumuş olsaydık kapitülasyonları ilk olarak işgalci Yunanistan’ın kaldırdığını öğrenmiş olurduk.
Hakikaten tarih okumuş olsaydık Sevr’i en başta Sultan Vahdettin ve Osmanlı hükümetinin onaylamadığını ve ABD’nin devreye girmesiyle uygulanma şansının kalmadığını biliyor olurduk.
Volkan Ediger ODTÜ Geliştirme Vakfı Yayınları tarafından yayınlanan Osmanlı'da Neft ve Petrol adlı kitabında bizi Sevr belasından asıl ABD'nin kurtardığını iddia ediyor ki çok ilginçtir:
“Sykes-Picot'dan bizi Bolşevik Devrimi kurtarmıştı. Sevr Antlaşması'ndan ise Amerika sayesinde kurtulduk. Fransız, İngiliz ve İtalyanların Osmanlı'yı paylaşım antlaşmasıydı Sevr. Petrol bölgelerini kendi aralarında 'adilce' bölüşmüşlerdi. Buna en çok karşı çıkan Amerika olmuştu. Çünkü o da pastadan pay almak istiyordu.”
Fazlasıyla domestik kaynaklara yaslanan (kendimizin çalıp kendimizin oynadığı) İnkılap Tarihi uluslararası bir perspektiften yeniden yazılmalıdır ki ‘Tarih’ vasfını kazanabilsin.
Birinci Dünya Savaşı’na girmeden önce kapitülasyonları kaldırdığımızı ilan etmiştik. Ancak savaş şartlarında zaten dış ticaret büyük ölçüde durmuştu. Öte yandan müttefiklerimiz Almanya ve Avusturya bile bu kararımızdan hoşnut olmamıştı. Dolayısıyla kapitülasyonları resmen kaldırmıştık ama istediğimiz gibi tatbik sahasına koyamadık. Ve Mondros Mütarekesinin ardından İtilaf devletleri kapitülasyonları yeniden yürürlüğe koydu. Ancak Lozan Barış Antlaşması 1924 yılında yürürlüğe girdikten sonra kapitülasyonlar kalktı.
Yakınlarda okuduğum bir makale Yunan işgalinin ekonomik boyutuna dair yeni bir kapı açıyor. (Künyesi: Yasin Coşkun, “Sevr Antlaşması’nın ardından İzmir’de ortaya........
