Tehlikenin Büyüğü
Hastalık Siyasi Partiler Kanununda saklıdır.
Bir siyasi partiye genel başkan olduğunuzu düşünün. İlk bir yıl içinde il ve ilçe teşkilatları ile büyük kurultay delegelerini büyük ölçüde kendi ekibinizden oluşturabilirseniz, bir sonraki kurultayda genel başkanlığı kaybetme ihtimaliniz oldukça azalır. Çünkü büyük kurultayda oy kullanacak delegelerin önemli kısmı artık sizin belirlediğiniz isimlerden oluşacaktır. Yani bir şekilde size oy vermeyecek olan muhaliflerden arındırma!...
Siyasi Partilerin 1200-1300 arası büyük kurultay delegesi vardır. 1300 delegeniz varsa, 651 delegeyle genel başkan seçilebilirsiniz. Ancak siz işi şansa bırakmazsınız, 1300 delegenin tamamını size oy verecek kişilerden oluşturursunuz. Yani parti delegelerini size muhalif olanlardan arındırır, size oy verecek olanlardan teşkil edersiniz.
Hatırlayalım, Ahmet Davutoğlu AKP Genel Başkanı ve Başbakanken, ilçe, il kongrelerinde kendi delegasyonunu oluşturmaya çalıştığı yönünde siyasi kulislerde çeşitli iddialar dile getiriliyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaşanan görüş ayrılıklarının ardından Davutoğlu görevinden ayrıldı. Partili cumhurbaşkanlığı sisteminin esbabı mucibesi de partinin başka ellere geçmesini önlemekti.
Bugün herhangi bir partide genel başkan, delegelerin büyük çoğunluğunu kendi belirlediğinde; ister başarısız olsun, ister üst üste seçim kaybetsin, görevden demokratik yollarla uzaklaştırılması son derece güçleşebilir.
Atatürk dirilse, arındırılmış CHP Genel Başkanlığını Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı kazanamazdı,
Alparslan Türkeş, Devlet Bahçeli’ye karşı,
Muhsin Yazıcıoğlu Mustafa Destici’ye karşı
Kim gelirse gelsin Erdoğan’a karşı kazanma şansları olabilir mi?
Bir genel başkan, 14 seçim kaybetmiş ne fark eder, isterse 114 seçim kaybetsin, partisinin oylarını yüzde bire indirmiş olsun ve karşısına kim çıkarsa çıksın yine kaybeder........
