menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ne Ömer Celik’e sorulabildi ne de Ümit Özlale’ye

9 0
12.10.2026

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısında gazetecilerin karşısına çıktığında Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin kendisiyle ilgili bir iddiada bulunmasının üzerinden iki gün geçmişti.

Bengü Türk muhabiri, “AKP’li bürokrat Osman Arıkan Nacar,20 milyar liralık fon vurgunuyla yurt dışına kaçmadan kısa süre önce Ömer Çelik ile Bodrum’da tatil yaptı” iddiasını hayli yumuşatarak ve de genelleştirerek sordu basın toplantısında:

“Önce Yeni Partili isimler, ardından da Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel fon krizi ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanı’nı, Adalet Bakanı’nı, Hazine ve Maliye Bakanı’nı, sizin şahsınızı hedef alan bazı söylemler ve iddialarda bulundular, neler söylersiniz?”

Ömer Çelik, “Borsa işinden anlamam, borsa hesabım da olmadı” diye karşılık verirken aslında soruyu yanıtlamadı. Normalde, gazetecilerin yeniden söze girerek bir daha sorması, “Nacar ile tatile gidip gitmediği”ni ve Nacar’ın durumununetleştirmeye çalışması beklenir ama yapılmadı.

Gazeteciliğin özü olan soru sorma refleksinin zaafa uğradığını gösteren ikinci olay da Yeni Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale’nin, TBMM’de düzenlediği ve iki bakana soru formunda suçlamalar yönelttiği basın toplantısında yaşandı.

Özlale, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a, “Hedef Portföy'de 170 milyon liralık işlem size mi ait?” sorusunu yönelttiğinde gazetecilerden hiç ses çıkmadı. Hatta Özlale bir süre bekledi ama yine de soru gelmedi izleyen gazetecilerden.

Oysa Ömer Bolat, önceki akşam gazeteci Murat Ağırel’inSözcü TV’deki konuşmasının ardından yaptığı açıklamada, “37,8 milyon lira tutarındaki aile tasarrufunun Hedef Yatırım Portföy’deki sukuk hesabında (kira sertifikası) durduğunu” belirtmiş, 2 yıl 8 aydır işlem yapılmadığını, soruşturma sonrasında da hesabın kapatılmadığını vurgulamıştı.

Aslında Bolat, bu açıklamayla, dolaylı olarak Özlale’nin TBMM Genel Kurulu’nda dile getirdiği soruyu da yanıtlamış oluyordu. Gazeteciler, bu yanıtı anımsatabilir, en azından 170 milyonluk işlemin tarihi sorulabilirlerdi.

Özlale’ye, Bolat’ın, gazeteciler Murat Ağırel ve İsmail Saymaz için kullandığı hakaretamiz dil de sorulabilirdi. Zira Ağırel, Özlale’nin TBMM’deki konuşmasında kastettiği bakanın Bolat olduğunu dile getirmiş, İsmail Saymaz da “400 koyup 800 alan Ömer Bolat mı?” diye sormuştu. Murat Ağırel, bakanı suçlamadan “Onu bilmiyorum” karşılığını vermişti. Gazeteciler, Özlale’nin basın toplantısında sorularla bu durumun da altını çizebilirdi.

Ancak Bolat’ın, sanki “400 koyup 800 aldı” suçlamasında bulunmuşlar gibi açıklama yapması, Murat Ağırel ve İsmail Saymaz’a “ev hapsi” cezası verilmesine dayanak oldu maalesef.

Gazeteciler Mustafa Balcı ile Şaban Sevinç de sırf Ömer Çelik’in arkasında Osman Arıkan Nacar’ın göründüğü ve Bodrum’daki bir konserde çekilmiş bir fotoğrafı sosyal medyada paylaştıkları için tutuklandılar.

Yeterince soru sormadan yapılan, sınırlı sorumlu gazetecilik,üstüne üstlük bir de hukuksuz ve haksız soruşturmaların, gözaltıların, tutuklamaların baskısı altında…

Ekonomim’in yanlışı düzeltme sorumluluğu

Eski bakan ve AKP yöneticisi Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin, fonlardan elde ettikleri haksız kazancı iade edip etmediklerini muammasını yaratan ilk adım Ekonomim’den gelmişti.

29 Eylül 2026 günü, Ekonomim’in web sayfasında “Fatma Betül Sayan Kaya 2,2 milyar lirayı iade etti!” haberi yayımlandı. Ertesi gün basılı gazetede de yayımlanan bu haber, önce dijital medyada, ardından haber televizyonları ve gazetelerde de alıntılandı. “Ekonomim.com’un edindiği........

© Elips Haber