Senyoraj rekabeti ve “dört deniz” projesi
İran’ın enerji gelirlerinin büyük kısmını yuan üzerinden tahsil etmesi ve bunu Hürmüz’de kurumsallaştırması, küresel ticaret ve değerleme sisteminde ABD doları egemenliği için “sonun başlangıcı” anlamına geliyor.
İran’ın şu anda Hürmüz Boğazı üzerinde kurduğu “senyoraj”, ABD-İsrail-Körfez askeri gücüyle yıkılmaya çalışılıyor. Savaşın gidişatı, Hürmüz Boğazı’nın artık sadece bir deniz geçidi olmadığını, hukuki, idari ve finansal bir kontrol mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da Dünya Ekonomik Forumu ve BlackRock Başkanı Laurence D. Fink’le görüşmesi zamanlama açısından çok anlamlı. ABD’nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack’ın yeniden tedavüle soktuğu “Dört Deniz” projesi hayata geçirilecekse, bunun finansmanının BlackRock üzerinden gerçekleştirilmesi en büyük olasılık.
Ortadoğu’da askeri çatışmanın ötesine geçen, enerji, finans ve jeopolitik düzeni yeniden kuran bir kırılma yaşanıyor. Son gelişmeler, klasik anlamda bir savaşın değil, küresel sistemin yeniden yazıldığı bir “jeoekonomik dönüşümün” işaretlerini veriyor.
İran savaşıyla göz önüne çıkan Hürmüz Boğazı’ndaki küresel “senyoraj rekabeti”, para birimi, enerji akışı ve jeopolitik kontrol üzerinden devam ediyor.
ABD’nin son dönemde attığı her adım gösterdi ki artık mesele sadece petrol ve gaz değil. Çatışmalar, küresel tüm enerji yollarının ve ticaretteki baskın para biriminin kontrolü için gerçekleşiyor.
İran’ın şu anda Hürmüz Boğazı üzerinde kurduğu “senyoraj”, ABD-İsrail-Körfez askeri gücüyle yıkılmaya çalışılıyor. Savaşın gidişatı, Hürmüz Boğazı’nın artık sadece bir deniz geçidi olmadığını, hukuki, idari ve finansal bir kontrol mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koydu. İran’ın Hürmüz’ü “kapatma” tehdidinden “yönetme” modeline geçişi, oyunun kurallarını değiştirdi. Artık İran Hürmüz’de;
- Düşman ve dost ayrımı yaparak seçici geçiş rejimi uyguluyor,
- Ticari tüm gemiler Larak Adası çevresinde denetleniyor,
- Geçişler ücretli hale getirildi ve ödemeler büyük ölçüde Çin ulusal para birimi olan Yuan üzerinden, SWIFT dışı sistemlerle yapılıyor.
İran’ın kurduğu bu model, ABD’nin ulusal para birimi olan doları orta ve uzun vadede boşa çıkarabilecek, egemenlik temelli bir senyoraj mekanizması. Yani İran, sadece coğrafyayı değil, o coğrafyadan geçen değeri de kontrol etmeye, üstelik bunu ABD’nin küresel rakibi Çin’in para birimi üzerinden yapmaya başladı.
İran’ın enerji gelirlerinin büyük kısmını yuan üzerinden tahsil etmesi ve bunu Hürmüz’de kurumsallaştırması, küresel ticaret ve değerleme sisteminde ABD doları egemenliği için “sonun başlangıcı” anlamına geliyor.
İlk hedef Hürmüz: Boğaz değil, finansal kontrol noktası
Bu çerçevede Washington’da yapılan hesap basit; İran “düşerse”, hem Hürmüz Boğazı’nın, hem de İran’ın desteklediği........
