Petrolün rotası, gücün haritası; Türkiye’nin çok katmanlı enerji hamlesi
Ankara diplomatik kulislerinde Türkiye’nin Ege ve Akdeniz’de tartışmalı deniz yetki alanlarını resmîleştirmek için parlamentoya yasa tasarısı sunmaya hazırlandığı konuşulmaya başlandı. Bu gerçekleşirse, Türkiye deniz yetki alanı iddialarını hukuki zemine oturtmaya yönelik ilk resmi adımı atmış olacak.
Körfez ülkeleri ürettikleri petrol ve doğalgazı dünyaya pazarlayabilmek için Hürmüz Boğazı’na alternatif bir güzergah arayışına girmişken, Türkiye buna karşı ürettiği alternatif Irak ve Suriye üzerinden Türkiye’ye ulaşacak boru hatları sistemini öne çıkarmaya çalışıyor.
İran savaşı, küresel enerji meselesinin yalnızca kaynak paylaşımı değil, aynı zamanda güzergâh kontrolü ve siyasi etki üretme aracına dönüştüğünü ortaya koydu.
Türkiye de ortaya çıkan bu yeni küresel enerji tedariki sisteminde kendisini “tüketici” ya da “pasif transit ülke” olarak değil, bölgesel enerji mimarisinin aktif tasarımcısı olarak konumlandırmak üzere harekete geçti.
Ankara, mayıs ayıyla birlikte, Cezayir’den Körfez Arap ülkelerine, Ermenistan’dan Libya’ya ve Avrupa’ya kadar geniş yelpazede -deyim yerindeyse- diplomatik atağa geçmiş durumda. Atılan tüm diplomatik ve yasal adımlar, Türkiye’yi Doğu Akdeniz ve Ortadoğu enerji mimarisini şekillendiren bir “merkez aktör” olma hedefine ulaştırmayı içeriyor.
Doğu Akdeniz: Enerji güzergâhı rekabeti derinleşiyor
Türkiye’nin enerji yollarındaki merkez ülke olma amacına karşı en büyük meydan okuma Doğu Akdeniz’deki Kıbrıs Rum-Yunan-Fransa ve İsrail cepheleşmesi olacak gibi; Şimdilerde bu “cepheye” Mısır’ın da katılması yolunda adımlar atılmaya çalışılıyor. Kıbrıs adası açıklarındaki gaz sahalarının Mısır üzerinden LNG olarak Avrupa’ya taşınması yönündeki model, bölgesel enerji mimarisini yeniden şekillendirip, Ankara’yı “devre dışı” bırakmayı amaçlıyor. Bu çerçevede özellikle Kıbrıs açıklarındaki gaz sahalarının Mısır üzerinden sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) olarak Avrupa’ya taşınması planı öne çıkıyor. Bu modelde amaç, yeni bir boru hattı yatırımı yerine mevcut alt yapıyı kullanarak daha hızlı ve daha düşük maliyetli bir ihracat sistemi kurmak gibi duruyor. Kıbrıslı Rumların ENI ve TotalEnergies ile imzaladıkları anlaşmalar üzerinden geliştirmeye çalıştıkları bu yapı, Mısır’ı fiili bir enerji çıkış kapısına dönüştürürken, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu “en ekonomik rota Anadolu üzerinden geçer” tezini çürütmeyi hedefliyor.
Türkiye’nin karşı hamlesi; deniz yetki alanları yasal düzenlemesi
Türkiye’nin de........
