Daha NATO imzaları kurumadan; Hürmüz’e vergi, Türkiyesiz Avrupa füze savunması
NATO Zirvesi’nin önemli sonuçlarından biri Avrupa savunmasının hızlandırılmasıydı. Fransa’nın öncülüğünde İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, Norveç, İsveç, Danimarka ve Ukrayna ortak bir Avrupa füze savunma mimarisi kurulması konusunda uzlaştılar. AB içinde yer almayan İngiltere ve Norveç katılırken, zirvenin ev sahibi Türkiye bu uzlaşıda yer almadı.
NATO zirvesinin üzerinden bir hafta bile geçmeden, Ankara’da atılan imzaların hükmü kalmamış görünüyor.
Ankara Zirvesi’nin ortak bildirisi iki temel mesaj veriyordu;
Birincisi, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası seyrüsefer serbestisinin korunması,ikincisi ise Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmesi ve NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenmesiydi.
Ancak birkaç gün içerisinde yaşanan gelişmeler, bildirinin siyasi ilkeleri ile sahadaki uygulamanın birbirinden tamamen farklı yönlere savrulduğunu gösterdi.
Hürmüz Boğazı için “Deli Dumrul” vergileri
Ankara’daki NATO zirvesinde “Hürmüz’den geçişler serbest ve ücretsiz olsun” diyen bildiriye imza koyan Trump, sadece günler sonra ABD’nin Hürmüz’den geçecek bütün yüklerden yüzde 20 “koruma vergisi” alacağını açıkladı. Sonradan bu yüzde 20’lik “Deli Dumrul vergisini”, Körfez ülkelerinin ABD’yle daha fazla ticaret ve yatırım anlaşmaları yapması şeklinde değiştirse de, NATO’da bildiriye attığı imzanın “hükmü olmadığını” tüm dünyaya gösterdi.Trump’ın -sürekli değişen- kararlarıyla, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş konusunda Washington’un yaklaşımı ile Tahran’ın uygulamaları arasında dikkat çekici bir benzerlik oluşmaya başladığını söylemek mümkün
İran aylar önce Hürmüz’den geçecek gemiler için izin sistemi oluşturmuş, rotaların önceden bildirilmesini, yük ve mürettebat bilgilerinin paylaşılmasını istemişti. “Kurallara uymayan” gemilerin güvenli geçiş garantisinin bulunmadığını ilan etmişti. ABD ise İran bağlantılı limanlara giden gemilere yönelik abluka ilan edip, Hürmüz’ün güvenliğini kendi askeri operasyonlarıyla sağladığını belirtip, bunun karşılığını ekonomik ya da siyasi biçimde talep etmeye başladı.
Ablukanın hedefi sadece Hürmüz değil
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın son operasyonları yalnızca Hürmüz Boğazı’yla sınırlı da değil. Amerikan saldırılarının Bushehr, Bandar Abbas, Jask, Çabahar, Konarak ve Ebu Musa gibi İran’ın güney kıyısındaki kritik noktaların hedef alınması askeri açıdan daha geniş bir stratejiye işaret ediyor.
Özellikle Jask ve Çabahar dikkat çekici; Jask, İran’ın petrolünü Hürmüz’e uğramadan dünya pazarına ulaştırmak amacıyla inşa ettiği boru hattının denize açıldığı terminal, Çabahar ise İran’ın Hint Okyanusu’na doğrudan erişim sağlayan tek derin su limanı. Bu iki noktanın hedef alınması, Washington’un yalnızca Hürmüz’ü açık tutmaya çalışmadığını, İran’ın Hürmüz dışındaki alternatif çıkışlarını da baskı altına aldığını gösteriyor.
NATO füze savunma sistemi Türkiye olmadan kuruluyor
Ankara’daki........
