Büyük pazarlık: ABD ve İran anlaşırken Ortadoğu değişiyor
Ortadoğu, son yılların en büyük diplomatik ve jeopolitik dönüşümlerinden birinin eşiğinde bulunuyor. Aylardır süren savaş, karşılıklı füze saldırıları, Hürmüz Boğazı krizi ve bölgesel gerilimlerin ardından Washington ve Tahran kapsamlı bir anlaşmaya doğru ilerliyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin “Hiç bu kadar yakın olmamıştık” açıklaması, taraflar arasındaki arabuluculuğu yürüten Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in nihai metin üzerinde uzlaşı sağlandığını duyurması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmanın kısa süre içinde imzalanabileceğini söylemesi, sürecin artık son aşamaya yaklaştığını gösteriyor.
Buna rağmen ortaya çıkan tablo çelişkilerle dolu;
Washington, İran’ın nükleer silah üretme kapasitesini kalıcı şekilde sınırlandırmak isterken, Tahran ekonomik yaptırımların kaldırılmasını, dondurulan mali varlıklarının serbest bırakılmasını ve petrol ihracatının önündeki engellerin kaldırılmasını talep ediyor.
Bir yandan taraflar anlaşmanın yakın olduğunu söylüyor, diğer yandan hem Washington hem Tahran birbirlerinin medyaya yansıyan taleplerini yalanlamayı sürdürüyor. Bu da müzakerelerin tamamen sonuçlanmadığını, ancak siyasi iradenin anlaşma yönünde şekillendiğini ortaya koyuyor.
İsrail anlaşmadan rahatsız
ABD-İran anlaşmaya adım adım ilerlerken, İsrail’in rahatsızlığı da giderek artmakta;
Uzun yıllardır İran dosyasında belirleyici aktörlerden biri olan Tel Aviv yönetimi, ilk kez böylesine kritik bir müzakere sürecinin dışında kalmış durumda.
İsrailli yetkililer, anlaşmanın İran’a ekonomik nefes aldıracağını ve Tahran’ın bölgesel nüfuzunu yeniden güçlendireceğini düşünüyor. Ortaya çıkan yeni denklem, İsrail’in yıllarca süren çabayla oluşturduğu, İran’ın tamamen dışlandığı Ortadoğu tasarımından uzaklaşıldığını gösteriyor.
Ana muhalefet lideri Yair Lapid’in eleştirileri İsrail’deki genel havayı özetler nitelikte;
“Anlaşma İsrail’in savaş hedeflerinin hiçbirini gerçekleştirmiyor. Rejim yerinde duruyor, füze programı yerinde duruyor ve İran nükleer programını yeniden inşa edebilecek” diyen Lapid, süreci Başbakan Netanyahu’nun stratejik başarısızlığı olarak nitelendirdi, İsrail’in ulusal güvenlik konusunda “Washington’dan talimat alan bir ülke” konumuna sürüklendiğini de savundu.
Lübnan dosyası yeni mücadele alanı olabilir
Sızan anlaşma taslağında Lübnan’ın durumu da özel bir yer........
