menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Rubio’dan Fukuyama’ya: Yerli ve milli olmak nedir?

62 0
16.10.2026

7 Ekim günü ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Atina’da arkasına Akropol’ü de alarak bir konuşma yaptı. Bana göre bu konuşmayı, aynı zamanda 2028 seçim kampanyasının başlangıcı ve Trumpizmin nasıl devam edeceğine dair bir bildiri olarak okumalı. Konuşmada Amerikalı bakan mealen dedi ki: Antik Çağ’da Atina’da kurulan demokrasi, Hristiyanlıkla bir araya gelerek Batı medeniyetini oluşturmuştur. Liberallerin iddiasının aksine, insanlar bir topluluğa bağlanmak ve o toplulukla birlikte kendilerini ifade etmek isterler; o yüzden milliyetçilik asla bitmez. Biz de Batı medeniyetini yüceltmeye devam edeceğiz.

Konuşmadan birkaç hafta önce Francis Fukuyama, “Son İnsanın Aleminde” (In the Realm of the Last Man) adlı bir anı kitabı yayımlamıştı. Kitap 73 yaşındaki Profesör Fukuyama’nın kendi düşünceleriyle hesaplaşmasını içeriyor. Takip edenler bilir, Fukuyama 1989’da “Tarihin Sonu ve Son İnsan” (The End of History and the Last Man) eserinde insanlığın son ideolojisinin liberal demokrasi olacağını iddia etmişti. Hayatının kalanını da öngörüsündeki nüansları açıklayarak, aslında haklı olduğunu ispat etmeye çalışmakla geçirdi.

Rubio, thymos kavramını ulus düzeyine taşımış

Tahminleri tutsun ya da tutmasın, Fukuyama asrımızın en büyük düşünürlerinden biri. Düşüncelerinin merkezine ise Antik Yunan’daki “thymos” kavramını yerleştirmiş. İlginç biçimde Rubio da konuşmasını bu kavram üzerine kurmuştu. Thymos şu manaya geliyor: İnsanlar sadece hayatta kalmak ve zenginleşerek rahat etmekle yetinmez, aynı zamanda tanınma arzusu da vardır. İnsan doğasının ruhsal boyutu başkaları tarafından eşit ve saygın görülmek ister. Hatta bazıları için bu daha üstün kabul edilme isteğine dönüşür. Rubio, bu kavramı kişilerden ulus düzeyine de taşımış. Diyor ki, birinin zenginleşmesi uluslararası sistemde........

© Ekonomim