menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KOBİ’lerin şeytanı nerelerde saklanıyor?

4 0
previous day

Oluşmakta olan yeni dünya düzeninin değer yaratma zincirinde sağlam bir yer edineceksek, KOBİ’ler konusunda “Saldık çayıra, Mevla kayıra” anlayışına zerre kadar fırsat tanımamalıyız. KOBİ’lerin oluşmakta olan küresel düzen ve yeni değer yaratma zincirinde yapı, işlev ve kültürlerinin yarattığı yeni ihtiyaçları ve ihtiyaç önceliklerini derinlemesine sorgulamalıyız.

         Beylikler, imparatorluklar ve ulus devletler arasındaki savaşlar tarihin omurgasıdır. Savaşlar büyük ölçekli can ve mal kaybına yol açmıştır; savaş öncesi koşullarda oluşan düzenler savaş sonrasında genellikle değişmiştir.

Değişmenin bir başka etkeni de buluşlardır: Barutun ve ateşli silahların icadı, beylik ve imparatorlukların dayanağı olan kale odaklı savaş ve egemenlik biçimlerini kökten yok etmiştir. Buharlı makinelerin icadı ve diğer güç üreten motorların devreye girmesi, insanlığın binlerce yıl alışık olduğu üretim düzenini değiştirmiştir. Bugün de insanın zihin gücünün uzantısı olan, düşünme ve iş yapma biçimimizi değiştiren yapay zekânın etki alanındayız.

Kadim Çin’de Beylikler Dönemi’nde uzun süren savaşların olgunlaştırdığı askerî bilginler yetişmiştir. Wu Qi de askerlik sanatını bir felsefe üzerinde işleyerek zamanın aşındırıcı etkisine karşı koyan ilkeler geliştirmiştir. Wei Beyi’nin bir sorusunu yanıtlarken, “İnsanlar genellikle öğrenmedikleri şeyler yüzünden ölür; ustalıkla kavrayamadıkları şeyler yüzünden yenilgiye uğrar” der.

Burada yazdıklarımızın merkez düşüncesinin omurgası; KOBİ’lerle ilgili ölçülerin belirlenmesi, özendirmelerin tasarlanması, ölçeklendirmelerin yapılması, ödüllendirmelerin, cezalandırmaların netleştirilmesi ve ödeşme mekanizmalarının kurulmasının hayati önemde olduğudur.

Bir önceki yazıda “İşten artmaz, dişten artar” gerçekliğini, günümüz koşullarında “altın bilezik” anlatımının ne anlama geleceğini, “yaratıcı yenilik becerisinin” zenginlik üretme etkilerini ve “girişimci insan kaynağının” sermaye oluşumuna katkılarını neden sorgulamamız gerektiğini tartıştık. Bu yazıda da “özendirme sistemlerini”, “kayıt dışı uygulamaları”, “vergiden kaçınmayı”, “kolektif kaynak odaklı ihaleleri” ve “eğitim-öğretimde fırsat eşitliğinin” KOBİ’lerin gelişimi açısından çarpan etkisini neden sorgulamamız gerektiğini paylaşmak istiyoruz.

 Özendirme sistemleri

Oluşmakta olan yeni dünya düzeninin değer yaratma zincirinde sağlam bir yer edineceksek, KOBİ’ler konusunda “Saldık çayıra, Mevla kayıra” anlayışına zerre kadar fırsat tanımamalıyız. KOBİ’lerin oluşmakta olan küresel düzen ve yeni değer yaratma zincirinde yapı, işlev ve kültürlerinin yarattığı yeni ihtiyaçları ve ihtiyaç önceliklerini derinlemesine sorgulamalıyız. Öğrenme olanağımız varken öğrenmediğimiz için ölmeye, ustalıkla kavrama olanağımız varken özensizlik nedeniyle yenilgiyi tatmaya izin verilmemelidir.

KOBİ’lerde teşvik, özendirme, ödüllendirme ve ödeşme sistemlerini yeniden tasarlamak gerekiyor. Özendirme sistemleri gelişmenin itici........

© Ekonomim