menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Görülmeyen emek ve hiç bitmeyen mesai: Ev Hanımlığı

11 0
22.09.2026

Yıllardır emeklilik konusu, kamuoyunda en önemli gündem maddesi olarak yer alıyor. Ancak hiç fark edilmeyen, görülmeyen, unutulan belki de yok sayılan bir emek var. Ev hanımlığı. Bir ömür boyu evinde eşine, ailesine, çocuklarına adanmış bir yaşam…

Nine, teyze, halalar ve yakın arkadaşlarımdan da birçok kadın, kimi ekonomik sebeplerden kimi kız çocuklarının o yıllarda okutulmaması nedeniyle, hiçbir sosyal güvencesi olmamış ve hayatını eşine, kardeşlerine, anne ve babasına adayarak bir ömür böyle geçmiş…

Ninem de sosyal güvencesiz bir yaşam içinde hayatını çocuklarına adayan bir kadındı. Çok genç yaşta kalp krizi ile yaşama veda edince, annem ailenin büyük kızı olarak tüm sorumluluğu üstlenmiş ve okul hayatı yarım kalmış ve bu durum içinde uhde bırakmış.

Ev işi emek değil mi?

Okul yıllarımda annem, her sabah saat 5:00’da kalkar ki o yılarda doğalgaz yoktu. Odun ya da kömürle insanlar ısınmaya çalışırdı. Sobaya odunu koyar ve çayı demler, yumurtayı haşlar, bize kahvaltılık hazırlardı.  Çocuk aklımla neden kadınlar çalışmıyor? Neden hep erkekler işe gidiyor? diye kendimce sorgulardım o yılları. Annem bize:” Ben okulu bitiremedim, ama siz okuyun yeter ki ben tüm evin işlerini yaparım “ diyordu.

Ninelerim, yengelerim, halam ve daha önceki yakınlarım okumamış, okutulmamış ve iş hayatına adım atamamışlardı. Ne ekonomik gücü ne emeklilik hakkı ne de sosyal güvencesi olmadan, hayata veda ettiler. Şimdi yaşadığımız yeni dünya düzeninde ise eğitimli bir kadın olarak, mahrum kalınmış tüm bu yaşamlara bir borcumuz olduğunu düşünüyorum…

Bütçesi primi ödemeye yetmeyen ev hanımına sosyal güvence mümkün mü?

Ev hanımlarına emeklilik için son yıllarda yasal adımlar atılıyor ancak yeterli değil. İsteğe bağlı emeklilik ile dışardan prim ödemek koşuluyla da ev hanımları emekli........

© Ekonomim