menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Varlığını koruması için Amerika’nın Ukrayna’yı koruması gerekiyor

36 0
13.10.2026

Ukrayna savaşında beşinci yıl geride kalırken Putin’in toprak kazanma ve Rusya’nın bölgesel gücünü kabul ettirme hedefinden vazgeçmeye niyeti görünmüyor. Ukrayna’nın savunma kapasitesindeki aşınma ve ABD’nin desteğinin geleceği ise savaşın seyrini belirleyecek kritik başlıklar olarak öne çıkıyor.

Rusya’nın 2014’te Kırım’ı ilhakına Batı’nın sınırlı tepkisi, Ukrayna savaşının önünü açan gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor. Putin’in zafer kazanma ısrarı savaşı uzatırken, Ukrayna’nın Avrupa’nın yanı sıra ABD’den alacağı desteğin Moskova’nın hesaplarını değiştirip değiştirmeyeceği merak konusu.

             Ukrayna’daki savaş beşinci yılını tamamladı. İnsanların bu savaş ne zaman son erecek demeleri artık normal karşılanmakla beraber, maalesef o cepheden iyi bir haber vermek mümkün gözükmüyor. Putin ne kadar sürerse sürsün, savaştan mutlaka galip ayrılmak istiyor. Bu tavrını anlamak mümkün çünkü kendisi tüm vaktini, enerjisini ve hatta geleceğini Ukrayna’yı işgale bağlamış bulunuyor. Sanıyorum hatırlamakta zorluk çekmeyeceksiniz, başlangıçtaki hedefleri daha da kapsamlıydı. Bütün Ukrayna’yı ele geçirecek ve böylece Rusya’nın nüfuz bölgesini de genişletmiş olacaktı. Bu hedefe uygun olarak Ukrayna diye bir ülkenin var olduğu fikrini bile reddediyor, böyle ayrı bir ülke olduğunu benimsemiyordu. Ona göre Ukraynaca diye bir dil de yoktu, bir kısım insan Rusçayı yerel aksanla konuşuyorlardı. Şimdilerde bu fikirler üzerinde durmuyor, Rusya’ya sınırdaş bölgelerde yaşayanların Rus kökenli olduğunu ve bu toprakların Rusya’ya ait olmasının tabii olduğunu ileri sürüyor. Bu hususun özellikle Luhansk bölgesi için geçerli olduğunu savunuyor. Nitekim Rusya’nın işgal ettiği bölgelerde hemen Rus yönetimi tesis etti ve halkın Rusya’da yapılan seçimlere iştirakini bile sağladı. Özetlemek gerekirse, bu yaklaşım aynı soydan insanların aynı yönetim altında, aynı toprakları paylaşması gerektiğini ileri süren demode bir anlayışı temsil ediyor, Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı öncesi Sudetenland ve Avusturya ile ilgili olarak ileri sürdüğü iddiaları çağrıştırıyor.

Putin Ukrayna’dan toprak elde etmek harekâtını Luhansk’a saldırarak başlatmadı. Belirttiğimiz gibi, daha önceki bir tarihte, 2014 yılında, Kırım’ı işgal etmiş ve Batı dünyasından ciddi bir tepki almamıştı. Kırım’ın Rusya için önemli olduğunu herkes kabul ediyordu. Rus donanması Sivastopol’da üslenmişti. Her ne kadar Kırım Bölgesi Ukrayna’ya ait olsa bile, kiralama yoluyla Ruslar özellikle Sivastopol’da hakim konumda bulunuyorlardı. Kendilerini........

© Ekonomim