menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Aşırı güven iyi bir geleceğin güvencesi olamaz

16 0
tuesday

Bu günlerde tüm Avrupa ülkeleri Çin’in meydan okumasını nasıl karşılayabiliriz diye derin derin düşünüyorlar. Çin’in yükselişi beklenenden çok daha hızlı oldu. Üstelik çok üretiyor, üretiminin büyük bölümünü ise tüketmiyor, ihraç ediyor. Çin’in bu politikasına en sistemli cevabı vermek isteyen Amerika Birleşik Devletleri oldu fakat bir yandan kendi ekonomisinin Çin’e ihracata bir ölçüde bağımlı olduğunu diğer yandan Çin mallarını yasaklamanın ülkedeki fiyatlar genel seviyesini çok yükselteceğini görünce, sert gümrükleme siyasetinden geri adım atmak zorunda kaldı. Eskiden sanayileşmiş tüm ülkeler eğer gerekli önlemleri zamanında almadıkları takdirde sinai güçlerini yitireceklerinden, Çin’in sanayi gücü karşısında yenik düşeceklerinden eminler. Siyasi liderler bir şey yapmazlarsa Çin karşında yenik düşeceklerini sanıyorlarsa, mutlaka bir şeyler yapacaklarından emin olabilirsiniz. Nitekim AB üyesi ülkelerin şu anda karşılaştıkları meydan okumaya verdikleri cevap “Made in Europe” ya da “Avrupa’da İmal Edilmiştir” formülü olarak karşımıza çıkıyor. Bu formüle göre, ancak yüzde yetmişi veya daha fazlası Avrupa ülkeleri veya liste ülkelerinde imal edilen mallar AB’de kamu ihalelerine girebilecekler. Dikkatinizden kaçmamıştır, liste ülkeleri diye bir ifade kullandım. Anlaşıldığına göre İngiltere, Norveç ve İzlanda gibi ülkelerde üretilen mallar da, bu ülkeler Avrupa Birliği’ne üye olmasalar dahi “Made in Europe” kategorisi içinde yer alacak.

Türkiye listedeki ülkeleri arasında yer almıyor. Buna şaşmamak lazım. AB üyesi bazı ülkeler Türkiye’yi her bakımdan bu birlikten uzak tutmak istiyorlar. Bunların başında da Fransa geliyor. Türkiye’nin önemli katkılar sağladığı, vazgeçilmez bir tedarikçi olduğu otomotiv alanındaki bazı Avrupa şirketleri, ülkemizin dışlanmasının büyük fiyat artışlarına yol açacağı gerekçesiyle AB uygulamasına karşı çıkıyorlar ama galiba dertlerine kimse kulak vermiyor. Daha önceleri Fransızların önerdiği “Made in Europe” fikrine karşı çıkan Almanya itirazlarını geri çekince, çözüme temel itiraz da ortadan kalkmış oluyor. Çoğu gözlemciye göre, Fransa ve Almanya anlaşırsa, diğer üyeler onları takip edeceklerdir. Üstelik Türkiye’yi sahiplenen, ülkemiz “Made in Europe” sistemine dahil edilmezse şu veya bu şekilde veto hakkını kullanacağını ifade eden herhangi bir ülke de........

© Ekonomim