Türkiye’nin en felsefi dansında acaba hangi şarkı çalıyordu
Bu fotoğrafı dün arkadaşım Ali Değirmenci gönderdi.
Prof. Ioanna Kuçuradi’nin ölüm haberini alalı daha 10 dakika bile olmamıştı.
Bu fotoğrafın altına ne yazabilirim diye düşündüm.
“Ankara’nın en hüzünlü dansı” diyebilirdim.
“Ankara’da son azınlıkların veda dansı” da diyebilirdim.
“Türkiye’nin en felsefi dansı” da…
Sonra gerilere, 1970’lerin sonlarına gittim.
KARLI BİR ANKARA GÜNÜNDE BİR FELSEFECİNİN ODASI
Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü…
Türkiye bir yandan kapkara bir terörle, bir yandan derin bir ekonomik krizle boğuşuyor.
Yakıt bulunamadığı için kampüs tatil edilmiş…
Binalarda sadece nöbet için görevlendirilmiş öğretim üyeleri var.
İşletme, Felsefe, Antropoloji bölümleri aynı binada.
Ama hepimiz her gün Felsefe bölümüne sığınıyoruz.
Çünkü başında hepimizin saygı duyduğu olağanüstü bir insan var…
Prof. İoanna Kuçuradi.
YAN ODADA “GÖÇMÜŞ KEDİLER BAHÇESİNİN” BÜYÜK YAZARI
Onun odasının hemen yanında, küçücük bir odada bu ülkenin yetiştirdiği en büyük yazarlardan biri oturuyor.
1963 yılında D. H. Lawrence’ın “Ölen Adam” kitabını Türkçeye çevirerek Türk Dil Kurumu ödülünü kazanmış.
“Troya’da Ölüm Vardı”, “Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı…”
Hepsi dönemin büyük eserleri.
Ve tabii ki hayatımdan hiçbir zaman çıkmayan o şahaseri…
“Göçmüş Kediler Bahçesi…”
Tırnaklarını göğsümüze geçirerek bize her gün bir şeyleri hatırlatan o keşiş kedisi…
BİR ÖTEKİ ODADA ORUÇ ARUOBA
NIETZCHE VE RILKE’Yİ ÇEVİRİYOR
Biraz ileride Oruç ve Zeynep Aruoba’nın odaları.
Oruç olağanüstü kitapları çevirmeye hazırlanıyor.
David, Hume, Nietzsche, Kant, Wittgenstein, Rilke…
Türkiye henüz onu büyük bir felsefeci olarak tanımamış.
Komşusu Füsun Akadlı…
Türkiye’nin en büyük edebiyat eleştirmenlerinden biri…
BEDRETTİN CÖMERT GOMBRICH ÇEVİRİSİNİ TAMAMLAMIŞ
Sanat Tarihi bölümünden Bedrettin Cömert geliyor.
Ernst H. Gombrich’in başyapıtı “Sanatın Öyküsü’nü” Türkçeye kazandırmış.
Bir yıl sonra, evimin 500 metre ilerisinde arabasının içinde teröristlerin kurşunları ile aramızdan ayrılacak.
Sosyal Çalışma Bölümü Başkanı Emre Kongar da orada.
Bir alt katta Türkiye Antropolojisinin büyük ismi Prof. Bozkurt Güvenç var.
Ankara Altın Çağını yaşıyor.
IOANNA HANIMI HİÇ DANS EDERKEN GÖRMEMİŞTİM
Tekrar bu fotoğrafa dönüyorum.
Ioanna Hanımı hiç dans ederken görmemiştim.
İkisinin de dans ettiklerini hayal bile edemezdim.
Fotoğraf nerede çekilmiş hiç bilmiyorum.
O günlerden bir gün mü bilmiyorum.
2024 yılında K24’te yayınlanan bir yazıda kullanılmış.
Kaynak olarak “İmge Yayınları” verilmiş.
BİR ARKADAŞ EVİNDE BİR İMECE MASA ETRAFINDA OLMALI
Herhalde Ankara’da bir arkadaş evinde veya bir davetinde çekilmiş.
Kare biraz genişletilse ve çevredekileri de görebilsek belki bilebileceğiz…
Mesela Figen ve Enis Batur orada mıydı…
Mete Tunçay, İlber Ortaylı da dans ediyor muydu.
Eminim ortadaki masada herkesin evinden yaptığı veya köşedeki “Kral Çiftliği’nden” alıp getirdiği bir şeyler vardı.
Ama Tansu ve ben yoktuk…
Oysa orada olmayı ve bu olağanüstü dansı seyretmeyi ne kadar isterdim.
Bir de şunu merak ettim.
Acaba hangi şarkı çalıyordu…
SON SAHNE: MALTEPE ÜNİVERSİTESİNDE FİLM DEKORU GİBİ BİR FELSEFECİ ODASI
Ioanna Hanımı son defa ona Aydın Doğan Ödülü verilirken görmüştüm.
Ama onunla son sohbetimizi Maltepe Üniversitesi’ndeki odasında yapmıştık.Geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle Üniversite ona bir lojman vermişti.Evi Ankara’daydı ama İstanbul’da kampüsteki lojmanda yaşıyordu.Yani İstanbul’da Maltepe Üniversitesi’nin ona verdiği çalışma........
