Yapay zeka ile ses ve yüz taklidine hukuki bakış
Yapay zeka teknolojisi her geçen gün hayatımızın daha fazla alanına girerken, hukuk da daha önce karşılaşmadığı yeni sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Artık bir kişinin sesi, yüzü, mimikleri ve konuşma tarzı yapay zeka aracılığıyla gerçeğinden ayırt edilmesi oldukça güç şekilde taklit edilebilmektedir. Bir sanatçının hiç söylemediği bir şarkıyı söylemiş gibi gösterilmesi ya da bir kişinin hiç yapmadığı bir konuşmayı yapmış gibi gösteren "deepfake" içerikler, yalnızca teknolojik bir gelişme değil, aynı zamanda önemli bir hukuk sorunudur. Bugün dijital dünyada yalnızca kimlik bilgileri değil, insanların sesi ve yüzü de izinsiz şekilde taklit edilebilmekte ve kullanılabilmektedir. Bu nedenle yapay zekanın kişilik hakları üzerindeki etkisi, önümüzdeki yıllarda mahkemelerin en önemli gündemlerinden biri olacaktır. Türk hukukunda bir kişinin sesi ve yüzü, kişiliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddeleri kişilik haklarını koruma altına almaktadır. Bunun yanında, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında biyometrik veriler özel nitelikli kişisel veri olarak korunmaktadır. Kişiyi tanımlamaya elverişli ses ve yüz verilerinin yapay zeka tarafından taklit edilmesi veya bu veriler kullanılarak yeni içerikler oluşturulması, somut olayın özelliklerine göre hukuki sorumluluk doğurabilmektedir. Bu nedenle bir kişinin açık rızası olmaksızın sesinin veya yüzünün yapay zeka sistemlerinde kullanılması, kişilik hakları ve kişisel verilerin korunması bakımından hukuki........
