menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yabancılar için çalışma vizesi ve oturum izni nasıl alınır?

17 0
24.03.2026

Türkiye’de yabancıların çalışma izni ile ikamet izni çoğu zaman birbirine karıştırılıyor. Oysa uygulamada en büyük sorun da tam burada başlıyor. Pek çok kişi, turistik vizeyle ya da herhangi bir oturum izni olmadan Türkiye’ye geldikten sonra burada doğrudan çalışma izni alabileceğini düşünüyor. Oysa sistem bu kadar serbest değil. Öncelikle ; Türkiye’de bir yabancının yasal olarak çalışabilmesi için temel kural, çalışmaya başlamadan önce çalışma izni alınmış olmasıdır. Ancak ikamet izni olan yabancı ve ikamet izni olmayan yabancı için prosedür farklıdır.

İkamet izni yabancıya doğal yoldan çalışma izni vermez ama çalışma izni, aynı zamanda yabancıya Türkiye’de yasal ikamet hakkı da sağlar. 6458 sayılı Kanun uyarınca çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti, ikamet izni yerine geçer.Ancak çalışma izni ile ikamet izni aynı şey değildir. İkamet izni, yabancının Türkiye’de yasal olarak kalmasını sağlar; fakat tek başına çalışma hakkı vermez. Çalışma hakkı için ayrıca çalışma izni gerekir. Bu nedenle kısa dönem, aile, öğrenci ya da başka bir ikamet izni bulunan her yabancı otomatik olarak çalışma hakkı kazanmaz.

En kritik mesele ise şudur: Türkiye’de geçerli ikamet izni olmayan bir yabancı, kural olarak çalışma izni başvurusunu yurt içinden yapamaz. Resmi sistemde yurt içinden çalışma izni başvurusu yapılabilmesi için yabancının geçerliliği devam eden bir ikamet iznine sahip olması gerekir , zira uygulama portalında da özellikle “Türkiye’de bulunan yabancının geçerliliği devam eden en az 6 ay süreli ikamet izni varsa başvuru yurt içi başvuru olarak yapılabilir” denilmektedir. Bu nedenle oturum izni olmayan bir yabancı için normal yol, kendi ülkesindeki ya da yasal olarak bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğundan çalışma vizesi başvurusu yapması ve işverenin  de Türkiye’de Bakanlık nezdinde başvurusunu yaparak çalışma izni sürecini tamamlamasıdır.

Dolayısıyla, Türkiye’de oturum izni bulunmayan bir kişinin burada çalışmak istemesi halinde baştan doğru yol şudur: Önce Türkiye’deki işveren, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sisteminden başvuruyu tamamlar ardından çalışacak olan yabancı  vatandaşı olduğu yurt dışındaki Türk dış temsilciliğine (Konsolosluk ya da Büyükelçilik) çalışma vizesi başvurusunu yapar. Yabancı turistik vize ile Türkiye’de bulunuyor ise bu başvuruyu yapabilmesi için ülkesine dönmesini gerektirir.Yabancının ülkesine dönmesi gerektiği yönündeki  ifade, aslında bu yurt dışı başvuru kuralını anlatır. Burada esas olan, yabancının başvurusunu Türkiye dışından, vatandaşı olduğu ya da yasal olarak bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğundan yapmasıdır

Bir diğer önemli nokta da “kaçak” durumudur. Çalışacak kişinin kaçak olmaması gerekir.Türkiye’de turistik vize süresini aşmış, ikamet izni sona ermiş ya da hiç izni olmadan çalışan yabancı,kaçak sayılır ve ülkesine geri gönderirilir. Çalışma izni olmadan çalışan yabancılar hakkında idari işlem uygulanır; aynı şekilde bu kişileri çalıştıran işverenler de ciddi para cezalarıyla karşılaşır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2026 idari para cezası tablosuna göre, çalışma izni olmaksızın çalışan bağımlı yabancı için 40.977 TL, bağımsız çalışan yabancı için 82.010 TL, çalışma izni bulunmayan yabancıyı çalıştıran işveren için ise her bir yabancı başına 102.503 TL idari para cezası öngörülmektedir.Özellikle işverenler bakımından bu konu daha da hassastır; zira bir yabancının işe başlatılmış olması, sonradan çalışma izni alınabileceği anlamına gelmez. Önce izin, sonra çalışma esastır.

Çalışma izni avantajlarından biri ; çalışma izni alındığında ayrıca bir oturum izni alınmasına kural olarak gerek yoktur. Göç İdaresi’nin açıklamasına göre çalışma izni, 6458 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca ikamet izni yerine geçer. Çalışma izniyle Türkiye’ye gelen yabancılar, girişlerinden itibaren yirmi iş günü içinde adres kayıt işlemlerini yaptırmak zorundadır. Yani sistemin mantığı şudur: Yabancı, ya geçerli ikamet izniyle Türkiye içinde başvurur ya da yurt dışından çalışma vizesiyle gelir; çalışma izni düzenlendiğinde ise bu izin aynı zamanda ikamet statüsünü de sağlar.

Sonuç olarak, Türkiye’de yabancılar için çalışma vizesi ve oturum izni süreci doğru kurgulanmadığında hem yabancı hem de işveren açısından ciddi sorunlar doğurur. Geçerli oturum izni olmayan bir yabancının, kural olarak Türkiye içinden çalışma izni alması mümkün değildir; yurt dışındaki Türk konsolosluğu üzerinden başvuru yapılması gerekir. Ayrıca kişi çalışma izni olmadan Türkiye’de çalışıyor veya yasal kalış süresini aşmış bulunuyorsa, bu durum hem para cezası hem de sınır dışı riskini beraberinde getirebilir. Bu nedenle yabancı istihdam etmek isteyen şirketlerin süreci baştan, doğru ve usulüne uygun yürütmesi gerekir. Çünkü yabancılar hukuku bakımından en büyük hata, çalışma iznini sonradan düzeltilebilecek basit bir formalite sanmaktır.


© Ekonomim