Kibar’ın satın alma masasında 'K-STAR'la gelecek yönetiliyor
Kibar’ın satın alma masasında artık sadece alım değil, gelecek yönetiliyor. Kibar Holding Satın Almadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur’dan dinlediğim K-STAR programı, sürdürülebilir tedarik zincirini bir “kurumsal iyilik” alanı değil, ticaretin yeni dili olarak tanımlıyor. Çünkü sadece bu dili bugün öğrenenler, yarın masada kalacak.
Bazı kavramlar vardır; önce “romantik” görünür, sonra bir sabah uyandığınızda iş stratejisinin tam göbeğine yerleşir. Sürdürülebilirlik de bunlardan biri. Kibar Holding Satın Almadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, Kibar Holding bünyesinde sürdürülebilirliği bir “iyi niyet” alanından çıkarıp, tedarik zincirinin omurgasına yerleştiren bakışı şu sözle özetliyor: “Konu sadece, sosyal bir iş yapıyoruz, çevremize de iyi davranıyoruz meselesi değil. Konu; ‘ticaretinin sürekliliğini sağlayabilecek misin’ meselesi.”
Batur, hikâyeye en baştan başlıyor ve Onursal Başkan Asım Kibar’ın yıllar önce “sürdürülebilirlik” kelimesi bu kadar gündemde değilken bile ortaya koyduğu yaklaşımı referans olarak konumluyor: “Dürüstlük, güvenilirlik ve birlikte kazanmak.”
“Bir iş yapıyorsan, beraber çalıştığın bütün tarafl arla beraber yapacaksın” diyor Batur. “Çalışan da bunun içinde, tedarikçi de, müşteri de, banka da”. “Tek başıma ben buradan kazandım, yürüdüm gittim” anlayışıyla uzun vadede doğru sonucun gelmeyeceğini söyleyen Batur, bu bakış açısının kurumun refleksi haline dönüştüğünü ifade ediyor.
Ağır sanayide tedarik yönetimi doğrudan ayakta kalma meselesi
Söyle devam ediyor, “Ağır sanayide tedarik yönetimi, yalnızca maliyeti optimize etmek değil; üretimin sürekliliğini, rekabetçiliği ve en önemlisi ‘yarını’ garanti altına almak. Yalnızca malzeme temini değil, doğrudan ayakta kalma meselesi” diyor ve şöyle devam ediyor: “Kibar Holding büyük bir topluluk. 5 binden fazla çalışanımız var, 20’den fazla ülkede üretim tesisimiz, 100’den fazla ülkeye ihracatımız var. Sadece Türkiye’yi değil, dünyanın her yerini aynı anda okumak zorundayız. Artık sadece iç piyasa dinamikleriyle hareket edemiyoruz. Dünyanın herhangi bir yerindeki regülasyon değişikliği, ertesi gün bizim masamıza geliyor.
“Stratejik bir güvenlik alanı”
Batur’un verdiği rakamlar, tedarik zincirinin Kibar’da neden “stratejik bir güvenlik alanı” olarak görüldüğünü somutlaştırıyor. Primer alüminyumda dünyanın en büyük alıcıları arasında olduklarını söylüyor; alım hacmi 250-300 bin ton bandında. Demir-çelik tarafında Ürdün, Azerbaycan ve Türkiye toplamında 60-80 bin ton arası bir ölçekten söz ediyor. Yıllık toplam satın alma hacmi yaklaşık 1,5 milyar dolar. Tedarikçi havuzu devasa: Sistemde 9 bin 500’e yakın tedarikçi kayıtlı. Aktif........
