menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Annelik babalık karnesi

12 0
04.03.2026

“Bir çocuk eline çanta verip okula yollamakla, cebine 3-5 kuruş para koyup okul köşesine atılmakla eğitilmez. Daha doğrusu ana babanın görevi burada bitmez. Bu yüzden benim kanımca, tembel çocuk, hatalı çocuk, suçlu çocuk yoktur. Hatalı ve hatta suçlu ana baba vardır. Bu yüzden de bu karneleri çocuklarınıza değil, gerçek sahipleri olan sizlere vermeyi uygun buldum. İçindeki notlar sadece onların ders notları değil bir anlamda sizlerin de analık babalık görevlerinize verilmiş olan notlardır.”

Hatırlar mısınız bu sözleri? 80 nesli çocuklarının Mahmut hocasının o efsanevi Hababam Sınıfı cümleleri.

İçimi titretir hâlâ gerçekliği, objektifliği, doğruluğu.

Bugün gencecik bir öğretmen kendi lise öğrencisi tarafından yalnızca yemek ya da kâğıt keserken kullanılması gereken bir bıçakla katledildi.

Gün geçmiyor ki, bir başka felaket haberi görmeyelim televizyonlarda. Bir başka ölüm, bir başka savaş, bir başka kıyamet çalınmasın kulaklarımıza…

Ben çocukken, iyi bir öğretmene sahip olabilmek şanstı. Şimdi iyi bir ailenin çocuğuna öğretmen olabilmenin bir şans hâline geldiği bir dünya düzenine düştük. Sahi hangi ara bozulduk biz bu kadar? Hangi ara bir çocuğu takip etmek unutuldu?Yıllar önce pek çoğumuzun izlediği “Yargı” dizisinde tahminimce viral olmaya aday bir sahne vardı. Eren Komiserin kızı Tuğçe üç kendini bilmez gencin tacizine uğrayıp denize atıldığında, babası Eren Komiser suçluları ardında hiç iz bırakmadan buluyor ve birbirlerini öldürmelerine yol açarak kendince adalet sağlıyor. Ardından, savcılık kendisinden şüphelenip fakat yine de bunu kanıtlayamadığında, sorgu odasında şunu soruyor:

“Peki sayın savcılarım, ben bir suç duyurusunda bulunabilir miyim?”

“Ben bu üç adamın ailelerinden, arkadaşlarından, çevresinde onu tanıyıp bilen ve onlarda bir tuhaflık olduğunu anladıkları hâlde, suça meyillerini bildikleri hâlde hiçbir şey yapmayıp buna göz yuman herkesten şikâyetçiyim.”

Ve soruşturma başlatılıyor. Gerçekten görülüyor ki, istisnasız tüm aile ve arkadaşları durumunda ve kişide bir tuhaflık olduğunun farkında. Ve yıllarca hiçbiri hiçbir şey yapmamış.

Bence işte bu durum tam da bugün olması gereken.

Çocuğu dünyaya getirip bırakıyorsanız, anne baba değilsiniz.

Psikolojik tutarlılığından, sağlığından bihaberseniz anne baba değilsiniz.

Suça meyilini fark edip bir şey yapmanız bir kenarda dursun, bunu fark bile etmiyorsanız, anne baba değilsiniz.

Fark ettiğinizde gereken özeni göstermiyorsanız, temel insani değerlerden yoksun yetiştiriyorsanız, egosunu kontrol etmeyi öğretemiyorsanız, öğrenmenin bir erdem olduğunu dünyaya getirdiğiniz çocuğa öğretemiyorsanız anne baba değilsiniz.

Kanımca, anne babalık görevlerinin hepsinden sınıfta kalmışsınız, annelik babalık karnesi alamamışsınız demektir.

Bugün dünya bir öğretmenin iyi bir aileye denk gelmesinin şans olarak algılandığı bir boyuta geldiyse, bence hepimiz bir durup düşünelim. Öğretmenin korkarak eğitim verdiği bir dünya, iyi bir dünya değildir.


© Eğitim Ajansı