menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üreterek mi kalkınırız yoksa tüketerek mi?..

21 0
yesterday

Kalkınmanın, refahın, adaletin, demokrasinin, insan haklarının ölçütü ne? Sınırları nerede başlıyor, nerede bitiyor? Devletin ve vatandaşların sorumlulukları neler? En önemlisi de tüm bu kazanımların altın anahtarı ne?..

Cumhuriyetimizin ilk yıllarında nüfusun dörtte üçünden fazlası kırsalda ve özellikle köylerde yaşıyordu. Dolayısıyla köy kökenli olmayanımız yok gibi.

Her ne kadarı pek çoğu eski canlılığı kaybetse de, adlarını değiştir mahalle yapsak da hala on binlerce köyümüz var?

Son yıllarda yolu köye düşen var mı?

Dünkü köyler ile bugünkü köyleri kıyasladığınızda gözünüze çarpan ayrıntılar neler?..

Köylülüğümüzle, çiftçiliğimizle, tarımla, hayvancıkla aramız çok hoş değil. Oysa dünyanın en gelişmiş ülkeleri bununla gurur duyuyor, üretimin ve refahın bir parçası olmanın onurunu yaşıyor.

Biz de eskiden öyleydik. Üç kuruş maaşla kentlerde çalışan evlatların en büyük sponsorları da tıpkı lise ve üniversite eğitimlerini fazlasıyla karşılayan köydeki çiftçi aileleriydi.

Ekiyor, biçiyor, üretiyor ve başta eğitim olmak üzere kendilerinin yapamadığı ne varsa çocukları için seferber ediyorlardı. Şimdi ise üretimde durma noktasına gelen köylerimizdeki yaşlı nüfus, kentlerdeki çocuklarının desteği olmasa geçinmeleri mümkün değil!!!

Hep kentleri, ülkeleri gezen biri değilim. Her fırsatta köyleri........

© Eğitim Ajansı